Header image    
ALIŞKANLIK YAPAR    
line decor
  
line decor
 
 
 

 
 
 

YARARLI BİLGİLER


İçerik
Birçok konuda ilginizi çekeceğini düşündüğümüz bilgi ve haberleri bu başlık altında paylaşacağız.


Kaliteli Bir Kamera mı Arıyorsunuz?

Uzun zamandır almayı düşündüğüm ama gerekli araştırmayı yapmadığım için almayı ertelediğim aksiyon kamerasını, hiç araştırma yapmadan almaya karar verdim. Bu benim için sıra dışı bir durum. Zaman az olup, alım kararını da verince, teknoloji mağazalarını dolaşmaya başladım. Media Markt'da beni karşılayan Ebubekir İnce kardeşime, aradığım kameradan beklentilerimi ve ne iş için kullanacağımı söyledim. Beni dinleyen Ebubekir, AEECAMS S71T+ tavsiye etti. Aramızda oluşan pozitif enerjinin ve Ebubekir'in ürün hakkında anlattığı detaylı bilgilendirmenin verdiği iç huzur ile ürünü almaya karar verdim.


Otomobilde güvenlik kamerası olarak kullanılabiliyor

  • Enerji kablosu takılı iken kayıt yapabiliyor
  • G-Sensör özelliği var. (Hareket algısı ile otomotik açılıp, kayıt yapmaya başlıyor. 3 dakika hareket algılamaz ise otomatik kapanıyor. Darbe halinde ise kayıt otomatik kaydedilip, saklanıyor.)
  • Döngüsel kayıt yapabiliyor. (Hafıza kartı dolduğunda, ilk dosya silinerek, güvenlik aralıksız kayıt altına alınıyor.)
  • Netleme alanı seçilebiliyor.
  • Kayıt üzerine tarih, saat bilgisi eklenebiliyor.
  • Görüntü ters (180 derece) döndürülmüş olarak kayıt yapabiliyor.
  • Sesli ya da sessiz kayıt imkanı var.
  • Süre ayarlı kayıt mümkün. (Hızlandırılmış video kayıtları için 0,5s. / 1s. / 2s. / 5s. / 10s. / 30s.)

Aksiyon kamerası olarak kullanılabiliyor

  • 4K sinema (17:9) 4096x2160, 12fps
  • 4K (16:9) 3840x2160, 12,5fps / 15fps
  • 2.7K sinema (17:9) 2704x1440, 24fps
  • 2.7K (16:9) 2704x1524, 25fps / 30fps
  • 1080P (16:9) 1920x1080 24fps / 25fps / 48fps / 50fps
  • 960P (4:3) 1280x960, 48fps / 50fps
  • 720P (16:9) 1280x720, 50fps / 100fps
  • Wi-Fi özelliği var. (Akıllı telefon ve Uzaktan kumanda bağlantısı için.)
  • Bileğe saat gibi takılan uzaktan kumanda. (6 kamera ile bağlanma imkanı.)
  • Akıllı telefon uygulaması. (Kamerayı uzaktan kumanda etmek ve dosya paylaşım imkanı.)
  • Yeterli miktarda ve çeşitlilikte kamera bağlantı braketleri.
  • 4 farklı kamera açısı.
  • Zaman ayarlı çekim.
  • Gecikmeli çekim.
  • Sesli ya da sessiz video çekimi.
  • Sadece ses kayıt imkanı.
  • Su altında çekim. (100 metre derinliğe kadar.)
  • LCD dokunmatik ekran, kameradan ayrılabiliyor.
  • LCD dokunmatik ekran istenirse kapatılabiliyor.

 Fotoğraf makinası olarak kullanılabiliyor

Video kayıdı sırasında fotoğraf çekebileceğiniz gibi başlı başına fotoğraf makinası olarak da kullanılabiliyor. 8M, 12M, 16M ayarları ile istediğiniz hassasiyete, başarılı fotoğraflar çekmek mümküm.

1080P ve geniş açı ayarı ile yaptığım çekimi, fikir vermesi açısından aşağıda paylaşıyorum. İzlerken, ayarlar sekmesinden 1080HD yi seçmeyi unutmayın!



 

Boyaya Zarar Veren Temel Etkenler

Boyaya zarar veren temel etkenler ve korunma yollarını ana başlıklar altında topladık.

Kuş Pisliği
Kuş pisliğinin aracınızın boyasına zarar verme süresi aracınızın boyasına ve kuşun cinsine göre 6 saat ile 2 gündür. Bu süre içerisinde kuş pisiliği aracın boyasını yakar. Bu hasar pasta işlemi ile geçirilemez tek çözümü aracın tekrar boyanmasıdır. Aracın boyanması hem pahalı bir işlemdir hem de aracın değerini düşürür. Yapılan boya ise asla orijinalinin yerini tutmaz. Dolayısıyla, görür görmez üşenmeden temizlenmesi gerekir. Nano Korumalar kuş pisliğinin araca zarar verme süresini en uzun zamana çıkararak size en etkili çözümü sunar.

Kuş pisliği nasıl temizlenir?
Önce su döküp bir süre bekleyin, bir süre sonra bastırmadan dairesel hareketlerle biraz silin ve çıkana kadar bu işleme devam edin. Asla fazla bastırmayın veya pisliği yaymayın. Sabırlı ve titiz hareket etmezseniz pislik çıkar fakat araç çizilebilir.


Ağaç Reçinesi
Ağaç reçinesinin boyaya zarar verme süresi çok kısa olabilir. Ağaç reçinesi kuruduğunda boyayı yakmış olabilir. Yanan ve kabaran boya ancak aracın tekrar boyanması ile düzeltilebilir. Aracın boyanması hem pahalı bir işlemdir hem de aracın değerini düşürür. Yapılan boya asla orijinalinin yerini tutmaz. Dolayısıyla, mecbur kalmadıkça aracınızı asla reçinesi olan bir ağacın altına bırakmayın.

Ağaç reçinesi nasıl temizlenir
Aracınızda mutlaka ıslak mendil bulundurun. Şayet reçine kurumamışsa ıslak mendil ile bastırmadan ve yaymadan reçineyi almaya çalışın. Ağaç reçinesi kurumuşsa aseton tarzında çözücü bir maddeyi pamuğa veya beze damlatarak reçine üzerine azar azar sürerek yumuşamasını sağlayın.

Araç camlarında oluşan kireç lekeleri nasıl önlenir
Görünmese de her yüzey gözeneklere sahiptir. Suların çok kireçli olduğu ülkemizde hemen kurulanmayan camlarda zamanla kireç lekeleri camın gözeneklerine işleyerek kalıcı hale gelir. Oluşan lekeler için araç camları sık sık sirkeyle temizlenmelidir.

Aracınızı fırçayla veya benzinlikteki otomatik yıkama makinelerinde yıkatmayın
Aracınız fırçasız, köpükle veya süngerle ve uygun bir kimyasalla temizlenmelidir. Fırçalı ve benzinlikteki gibi otomatik yıkama makineleri aracınızı her defasında kesinlikle çizer, üzerindeki verniği alır, matlaştırır. Dolayısıyla aracınız kuş pisliği, ağaç reçinesi, güneş ışınları ve nem gibi dış etkenlere karşı savunmasız hale gelir. Aracınız kısa sürede çok kötü görünüm alır.

Aracınızı kendiniz yıkıyorsanız
Aracınızı kendiniz yıkadığınız zaman araç için üretilmiş olan şampuanlardan faydalanın. Bulaşık deterjanı vb kimyasallar iyi köpürür fakat uzun vadede zarar verir. İki adet süngerinizin olması en iyisidir. Süngerin bir tanesi ile aracınızın boyasını diğeri ile jantlarını temizleyin. Her ne kadar süngeri yıkasanız da mutlaka gözeneklerinde çamur ve toprak parçaları kalır. Dolayısıyla süngerleri asla karıştırmayın. Süngerleri çok uzun süre kullanmayın. 5-10 yıkamada bir değiştirin. Aracı yıkamaya başlamadan önce mutlaka araç üzerindeki çamuru alın. Mümkünse basınçlı su makinesi kullanın. Güneş altında yıkama yapmayın. Boya koruma uygulanmış aracınızı çok daha az temizlik maddesi kullanarak çok daha kısa sürede kolayca yıkayabilirsiniz. Aracınızı kendiniz yıkamayı seviyorsanız boya koruma ürünlerimizden birini mutlaka denemenizi tavsiye ederiz. Aracınızı yıkamaktan çok daha fazla keyif alacaksınız.

Aracınız tuza maruz kalırsa
En kısa sürede "SOĞUK" su ile yıkanmalıdır.

Otomobilde parlaklık kaybının nedenleri
Aracın fırça ve benzeri sert aparatlarla yıkanması, uygun olmayan yıkama maddelerinin kullanılması, yıkandıktan sonra ıslak bırakılması, güneş altında yıkanması, güneşin altında uzun süre beklemesi boyanın yıpranmasına, çizilmesine, matlaşmasına ve renginin solmasına neden olur.

 

Honda Aktif Yol Yardım Hizmeti

Honda sahibi olmak sadece ileri teknolojiye sahip bir otomobile sahip olmak değildir. Honda sahibi olmak, Honda ailesinin bir parçası olmak ve siz Türkiye’nin neresindeyseniz bizim de sizin yanınızda olmamız demektir.

Honda Aktif Yol Yardım Hizmeti

Yolculuklarınızda başınıza gelebilecek her tür olumsuzluk için bizleri arayabileceğiniz Honda Aktif Acil Yol Yardım Çağrı Merkezi 0212 23 HONDA (0212 234 66 32) hattımızla bir aksilik durumunda 7/24 bizlere ücretsiz ulaşabilirsiniz.

Garanti Kapsamında Bir Arıza Söz Konusu Olduğunda Verilen Hizmetler:

Aracınızın belirlenen arızası garanti kapsamında ise 24 saat yol yardım hizmetlerini içeren Honda Aktif Acil Yol Yardım hizmeti, ücretsiz temin edilmektedir.Aracınıza yerinde müdahale edilebiliyorsa, yol yardım hizmeti olay yerine gönderilir.

Aracınız bulunduğu yerde onarılamıyorsa aşağıdaki hizmetlerden yararlanabilirsiniz

1. Çekici Hizmeti
Aracınızın servise çekilmesi için çekici gönderilir ve en yakın servise çekilir.

2. Ulaşım Hizmeti
Bir yolculukta ve ikamet ettiğiniz şehirden farklı bir şehirdeyseniz ve aracınız serviste aynı gün tamir edilemiyorsa, gitmek istediğiniz noktaya ve sonrasında aracınızı geri almak için yetkili servise kadar olan ulaşım organizasyonu ve ulaşım masrafları tarafımızdan karşılanmaktadır. 

3. Konaklama Hizmeti
Bir yolculukta ve ikamet ettiğiniz şehirden farklı bir şehirdeyseniz ve aracınız serviste aynı gün tamir edilemiyorsa ve bizden konaklama talep ediyorsanız, rezervasyondan başlayarak tüm konaklama organizasyonu ve masraflarınız Honda tarafından karşılanmaktadır.

4. Kiralık Araç Hizmeti
Bir yolculukta ve ikamet ettiğiniz şehirden farklı bir şehirdeyseniz tamiri 5 iş gününü geçen arızalarda kiralık araç talepleriniz karşılanır.

Kaza veya Garanti Kapsamı Dışında Kalan Durumlarda Verilen Hizmetler:

İsterseniz çekici hizmeti isterseniz de ulaşım veya konaklama gibi hizmetlerimizden talep edin, tahmini bedelleri önceden bildirilip tarafınızdan onayı alındıktan sonra belirttiğimiz tüm hizmetlerimiz prosedürler dahilinde Honda tarafından verilmektedir.

 

Lastik Montajında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kış kapıya dayandı ve kış lastiği kullanmanın zamanı geldi. Kış lastiğinin neden olsaz ise olmazlardan olduğundan daha önce söz etmiştik. Şimdi de lastiklerin sökümü ve montajı sırasında nelere dikkat etmeliyiz onları açıklayalım.

Honda jazz Lastik Montajında Dikkat Edilmesi Gerekenler

  •  Lastiğinizi uzman kişilere ve uygun makineler ile taktırınız.
  • Lastiğin takılacağı jant ezik, eğik, kirli, paslı ve tamirli olmamalı, aracın el kitabında belirtilen ölçülerdeki jant kullanılmalıdır.
  • İç lastiksiz (tubeless) kullanılan dış lastikler için üretilmiş özel jantlar kullanılmalı ve her dış lastik yenilenmesinde jant supabı da değiştirilmelidir.
  • İç lastikli (tube-type) yeni dış lastik ile, mutlaka yeni iç lastik ve kolon kullanınız. İç lastik ve kolonun,dış lastik ile aynı ebat, yapı ve markada olmasına dikkat ediniz.
  • Dış lastiğin, aracınızın yük ve hız sınıfına uygun olduğuna emin olunuz. Bu konuda yetkili satıcınızın bilgisine başvurunuz.
  • Janta takılacak dış lastiklerin, içinin temiz ve kuru olması gerekmektedir. İç lastikler de yeteri kadar pudralanmış olmalıdır.
  • Lastik topuğunun janta tam oturması için özel olarak geliştirilmiş kaydına solüsyonlar kullanılmalı, silikon, deterjan, yağ ve benzeri maddeler kesinlikle kullanılmamalıdır.
  • Lastiğin janta merkezlenerek düzgün takılıp takılmadığını kontrol ediniz.
  • Gerekli emniyet önlemlerini aldıktan sonra lastiği kuru hava ile şişiriniz. Şişirme basıncı için ilgili araç kullanma kılavuzuna veya yetkili satıcınıza başvurunuz.
  • Lastiği şişirdikten sonra supaptan hava kaçırıp kaçınmadığına dikkat ediniz ve mutlaka supap kapağını takınız. 
 Cam ve mal güvenliğiniz için lastiklerinizi her sürüş öncesi kontrol etmeyi unutmayınız!

 

Kör Nokta Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Dünyanın motorlu araç yarışı kazanan ilk kadını olan Dorothy Levitt 1906 yılında yayımlanan kitabında, kadınlara, araba kullanırken yanlarında küçük bir ayna taşımalarını öneriyordu. Bu ayna yardımı ile arabanın arkasında kalan trafikte neler olduğunu zaman zaman görebileceklerdi. Bu öneriden beş yıl sonra -1911 yılında- Ray Harroun, Indianapolis 500 yarışına, dikiz aynasına benzer bir aksesuar monte edilmiş bir araçla katıldı. Ve Elmer Berger 1914 yılında, yani tam 100 yıl önce, günümüzde kullanılan dikiz aynasını icat etti.

Son yüzyılda araçlarda pek çok şey değişti, gelişti. Aynalarla ilgili en büyük sıkıntı olan ‘kör nokta’lar için birçok uyarıcı sistem geliştirildi. Ancak şimdilik bu sistemler ek ücrete tabi olduğu için daha az teknolojik olan çözümler yaygın olarak tercih ediliyor. ‘Ayarlanabilir kör nokta aynası’ ya da ‘kör nokta aynası’ adıyla satılan küçük boyuttaki aynalar, yan aynalara takılarak kör nokta sorununa çözüm bulunabiliyor.

Kör nokta, üstünde çok durulmayan, fakat güvenli sürüşü ciddi şekilde tehlikeye atan sorunların başında geliyor. Kör noktadan kaynaklanan kazalar şehirlerarası yollarda şerit değiştirme sırasında yaşanırken,  şehiriçi trafikte ise sürücüler tarafından fark edilmesi zor olan araçlar (motosiklet, bisiklet) buna neden oluyor.

Kör nokta hakkında bilinmesi gerekenler

Uyarıcı sistemler geliştirilmesine ya da kör nokta aynaları kullanılmasına rağmen, Amerika’da her yıl 50 çocuk, özellikle SUV tipi geniş araçlar tarafından ezilerek hayatını kaybediyor. Kazayı yapan sürücülerin yüzde 60’ı görmediği için kazanın meydana geldiğini söylüyor. Tabii bunda sadece kör noktaların değil doğru ayarlanmamış aynaların da büyük payı var. Aynaların ayarını doğru şekilde yapmak için size birkaç ipucu…

Dikiz aynası, sadece arkanızdaki trafiği gösterdiğinden kontrollü sürüş için yeterli değildir. Sağ ve sol tarafınızdaki araçları görebilmek için yan aynaları da etkili şekilde kullanmanız gerekir.

Sol dikiz aynasını ayarlamak için cama doğru mümkün olduğunca eğilin. Bu şekildeyken arabanın arka kısmının yüzde 5’ini görmelisiniz. Kendi arabanızdan çok arkanızda kalan yolu görmeniz kör noktaları azaltacaktır.

Sağ dikiz aynasını ayarlarken, arabanın merkezine (genellikle ön iki koltuk arası) doğru eğilin. Bu pozisyondayken sağ aynadan yine arabanın yüzde 5’lik kısmını görmelisiniz ve arkadaki trafiğe hâkim olmalısınız.

Dikiz aynasının arka camdan mümkün olan en uzak noktayı görebilecek şekilde ayarlanması ve arka camın önüne görüşü kısıtlayacak herhangi bir şey konulmaması gerektiğini asla unutmayın.

Aldığınız her önleme rağmen trafikte beklenmedik durumlarla karşılaşabilirsiniz. Bu tarz durumlar için kasko, güven demektir. Kasko sigortası hakkında detaylı bilgi almak ve birbirinden uygun kasko tekliflerinden yararlanmak için sigortacınızı arayabilirsiniz. Unutmayın, hiçbir şey sizden ve ailenizden daha değerli değil!

 

Neden Yaz Lastiği

Yaz lastiklerini taktırma zamanı çoktan geldi. Hala kış lastiklerini, yaz lastikleri ile değiştirmeyi geciktirenler veya kış lastikleri ile yola devam etmeyi düşünenler varsa, Lassa'nın aşağıdaki bilgilendirmesini dikkatle okulalarını tavsiye ederiz.

Türkiye’nin en büyük otomobil lastiği üreticilerinden olan Lassa, sürücülere artık yaz lastiklerine geçmelerini öneriyor. Havalar ısındıkça yaz lastiklerinizi takmanız hem siz hem de lastikleriniz için en iyisi olacaktır. Kış lastikleri kış koşullarına çok daha uygunken, yaz lastikleri sıcak havalarda daha yüksek performans sergilemek üzere tasarlanır. Yaz lastiklerine zamanında dönmek sadece üstün performans sağlamakla kalmaz, aynı zamanda yakıt tüketimini düşürür ve düzensiz yıpranmaya karşı daha dirençli olduğundan sırt desenlerinden kaynaklanan gürültüyü de azaltır. Lassa, Türkiye’de yaz lastiklerine geçmenin gerçekten önemli olduğunu kanıtlamak için kendi fabrikasında üretilen yaz lastiğini ve lamelli kış lastiğini kullanarak bir dizi kapsamlı firma içi (kapalı) testlerden* hem de JATMA (Japon Otomotiv Üreticileri Birliği) tarafından gerçekleştirilen testlerden ** faydalanmaktadır. Bu testler yaz lastiklerinin yaz koşullarında daha kısa fren mesafesi, daha düşük yakıt tüketimi, daha konforlu sürüş gibi bir dizi avantaja sahip olduğunu göstermektedir.
Daha kısa fren mesafesi.

Kuru Zemin Araç Hızı: 100 km/saat
Yaz Lastiği: 100 (endeks)
Kış Lastiği: 114 (endeks)

Islak Zemin Araç Hızı: 100 km/saat
Yaz Lastiği: 100 (endeks)
Kış Lastiği: 121 (endeks)


neden yaz lastiği

Daha az yuvarlanma direnci ve dolayısıyla daha ekonomik yakıt tüketimi

Lassa mühendisleri ayrıca yaz lastiğinin yuvarlanma direncinin de daha düşük olduğunu ve sürüş stiline, yol koşullarına vb. şartlara bağlı olarak %3 daha fazla yakıt tasarrufu gerçekleştirerek daha yüksek çevresel performans elde ettiğini saptamışlardır.
Daha uzun ömür

Yaz lastikleri sıcak havalarda düzensiz yıpranmaya karşı daha dayanıklıdır; böylelikle lastiğin kullanım ömrü uzar ve paranızın değerinin daha iyi karşılık bulması sağlanır.
Daha az çevresel etki

Daha düşük yuvarlanma direnci ile çevreye daha az karbonmonoksit gazı salınır.
Daha sessiz sürüş

Yaz lastiği daha sessiz ve yumuşak bir performans göstererek sıcak havalarda üstün bir konfor sağladığını da kanıtlamıştır. Bu bilgileri herkesle paylaşalım, hem güvenliğimizi, hem çevreyi hem de cebimizi koruyalım!

* EC 1222/2009 Avrupa Regülasyonlarında belirlenen metodlar doğrultusunda gerçekleştirilen iç testler
* Japonya Otomotiv Araştırmaları Enstitüsü’nde gerçekleştirilen testler

 

Yakıt Kesme Şalteri

Bir çarpışma veya ani darbe anında "Yakıt Kesme Şalteri" otomatik olarak motora giden yakıtı keser. Olay sonrası Jazz'ınızı çalıştırmak istediğinizde, motora yakıt gelmeyeceğinden motoru çalıştırmanız mümkün olmayacaktır.

Honda Jazz Yakıt Kesme Şalteri

Motoru tekrar çalıştırabilmek için "Yakıt Kesme Şalteri"ni sıfırlamanız gerekir. Ancak! Bu şalteri sıfırlamadan önce mutlaka yakıt sızıntısı olup olmadığını kontrol etmelisiniz.

Unutmayınız ki! Dökülen yakıt kolayca alev alabilir veya patlayabilir, bunun sonucunda çok ciddi veya ölümcül şekilde yaralanabilirsiniz.

 

%20 - 30 Daha Az Yakıt ve Karbon Salınımı

Yakıt tüketimini düşürmek için

Benzin fiyatları yükselmeye, atmosfer hızla kirlenmeye devam ediyor. Bu durum ise bizleri her zamankinden daha duyarlı olmaya zorluyor.

Otomobilinizi doğru kullandığınızda, yakıt masrafınızı azaltabilir ve CO2 emisyonnunu %20 ile 30 oranında düşürebilirsiniz.

* Fazla ağırlık ve tavan yüklerinden kurtulun.
* Yolunuzu mutlaka planlayın ve dolambaçlı yollar ile yoğun trafikten kaçının.
* Otomobilinizi çok kısa mesafelerde kullanmayın.
* Lastiklerinizin hava basınçlarını düzenli kontrol edin.
* Otomobilinizin kullanım kitapçığına uygun, periyodik bakımlarını yaptırın.
* Erken vites yükseltin.
* Klimayı yalnızca gerektiğinde kullanın.
* Trafik akışını izleyin ve erken önlem alın.
* Camlarınızı kapalı tutun.
* Gaz pedalına olabildiğince yumuşak basın.
* 60 saniyeden fazla bekleme yapacaksanız motoru durdurun.

 

Lastik Etiket Kriterleri ve Anlamları

Lastik bilgi etiketlerini kolayca anlayabilmek için, etiket üzerinde bulunan görsellerin ne anlama geldiğini bilmek gerekiyor.

Lastik Bilgi Etiket Anlamları

 

Honda Jazz'ın VIN Numarası Önemlidir!

Sahip olduğunuz Jazz'ın VIN numarası bir çok bilgiyi içinde barındırır. Ayrıca bu numara bir çok konuda da önem taşır. Bunlardan biri de aracınızın kapasiteleridir.

Honda Jazz VIN Numarasının önemi

 

Cila Uygulaması



 

Honda Jazz Yükleme Limitleri

Honda Jazz Yük Taşıma Limiti

Limitlere uymanız can güvenliğiniz ve yakıt tüketiminiz açısından yararınıza olacaktır.

 

CVT Nasıl Çalışır?

Honda Jazz CVT Nasıl Çalışır

CVT nasıl çalışır ya da benzer konuda gelen bir çok soru, bu konuda hazırlayacağımız bir web sayfasının yararlı olacağını düşünmemize neden oldu.

Daha önce ufak tefek görseller, videolar hazırlayarak paylaşmıştık. Ama bu sefer; Honda Japonya'nın, geliştirilmiş CVT'yi anlatan görsel içeriklerini kullanarak, forumumuzdaki web sayfalarımız arasına bir yenisini bu konuda ekledik.

CVT Nasıl Çalışır? [Tıklayınız]

 

PGM-FI Uyarısı!

PGM-FI Uyarısı

Çok amaçlı bilgi ekranında, motor çalışırken bu sembolü veya bu sembolle birlikte "CHECK SYSTEM" mesajı görüntülenirse, motor kontrol sisteminde bir problem var demektir. Motoru çalıştırmaya devam ederseniz ciddi hasarlarla karşılaşabilirsiniz.

Bu sembol veya sembol ile birlikte bir mesaj görüntülenirse aracınızı güvenli bir yere park edip motoru durdurunuz. 30 saniye aralıklarla en az üç defa motoru çalıştırıp tekrar durdurunuz ve çok amaçlı bilgi ekranını izleyiniz. Sembol tekrar belirirse aracımzı mümkün olan en kısa zamanda Honda yetkili servisine kontrol ettiriniz. Servisinize ulaşana dek aracınızı zorlamadan kullanınız. Gaza yüklenmeyiniz ve aracı yüksek hızda sürmeyiniz.

Yukarıdaki işlemleri yaptıktan sonra sönmüş olsa bile, eğer "PGM-FI" sembolü çok amaçlı bilgi ekranında sık sık beliriyorsa aracımzı servisinize kontrol ettiriniz.

DİKKAT!

"PGM-FI" sembolü yandığı halde aracınızı sürmeye devam ederseniz, arabanızın emisyon kontrollerine veya rnotorunuza zarar verebilirsiniz. Bu tür onarımlar aracımzın garanti kapsamına girmeyebilir. iklim ve bölge şartlarına uygun yakıt kullanmadığımzda da bu sembol veya bu sembolle birlikte bir mesaj görüntülenecektir. Bu motor gücünün azalmasına sebep olabilir.

 

 

Güvenlik Uyarısı! Yan Hava Yastıkları...

Honda Jazz Ön Koltuk Güvenlik Uyarısı

Ön koltuk arkalıklarının suyla temas etmesini önleyiniz! Eğer koltuk arkalığı yağmur veya sıçrayan suyla ıslanırsa, yan hava yastığı sistemi düzgün bir şekilde çalışmayabilir.

 

 

Honda Jazz'ın Saklanması

Honda Meksika Fabrikası

Eğer aracınızı uzun bir süre (bir aydan fazla) park durumunda bekletmeniz gerekiyorsa, hazırlık yapmanız gereken çok şey vardır. Doğru hazırlık aracınızın ileride arıza çıkarmasını önler ve aracı tekrar kullanmak istediğinizde sorunsuz bir biçimde çalışmasına imkan sağlar. Eğer mümkünse aracı kapalı bir yerde ve branda örterek bırakmanız en iyisidir.

* Yakıt deposunu doldurunuz.
* Aracın dışını tamamen yıkayıp, detaylı bir biçimde kurulayınız.
* Aracın içini temizleyiniz. Halıların, döşemelerin vs. tamamen kuru olmasına dikkat ediniz.
* El frenini çekili bırakmayınız. Vitesi geri konumuna alınız.
* Arka tekerleklere takoz koyunuz.
* Eğer araç bir aydan fazla park durumunda kalacaksa, tekerleklerin yere değmemesi için krikoya alınız.
* Bir pencereyi hafif aralık bırakınız. (Eğer araç kapalı bir yerde ya da branda altında kalacaksa.)
* Akü kablosunu sökünüz.
* Ön ve arka sileceklerin cama temas etmemesi için silecek lastiklerinin altına katlanmış bez parçaları yerleştiriniz.
* Yapışmayı önlemek için bütün kapı ve bagaj lastiklerine silikon spreyi sıkınız. Ayrıca lastiklerin temas ettikleri boyalı yüzeylere cila uygulayınız.
* Aracı pamuklu gibi gözenekli kumaştan yapılmış hava alabilecek bir branda ile örtünüz.
* Eğer mümkünse motoru tam çalışma sıcaklığına erişene kadar periyodik olarak çalıştırınız veya çalıştırılmasını sağlayınız. (Soğutma fanları iki kez açılıp kapanmalıdır.) Bunun ayda bir yapılması önerilir.

 

 

Honda Jazz'ın Krikosu Nasıl Çıkar?

Honda Jazz'ın krikosunun yerinden nasıl çıkartılacağı ile ilgili soru bir kaç seferdir soruluyor. Kullanma kitapçığının ilgisi sayfasında şöyle anlatılıyor;

Honda Jazz Kriko

Bu görsel içerikli anlatım sanıyorum işinize yarayacaktır. Otomobillerimizin kullanma kılavuzlarını detaylı bir şekilde okumak, otomobilimizi daha iyi tanımamız açısından önemlidir. Aracımızı ve özelliklerini iyi tanımak, ondan daha fazla keyif almamızı sağlayacaktır.

 

 

Honda Jazz Triger Kayışı Ne Zaman Değişir?

Honda Jazz Triger Kayışı Zinciri

Tüm Honda Jazz modellerinde triger kayışı "zincir"dir. Aracın kilometresine ve kullanım şartlarına göre, motor rektifiyesi gerektiğinde triger zinciri de değiştirilir.

 

 

Araç Denge ve Çekiş Kontrolü VSA Nedir?

VSA
Araç Denge ve Çekiş Kontrolü ™ (VSA ®)

Tekerlerin kayması, bir direksiyon boşluğu oluştuğunun tesbit edilmesi, viraj ya da ani bir manevra ile tekerleklerde yaşanacak bir güç kaybında devreye girerek sürücüye otomobiline hakim olma imkanı sunan gelişmiş bir güvenlik sistemidir.

 

 

Güvenli Bir Sürüşün İpuçları

Kullandığınız aracın tipi ne olursa olsun, doğabilecek tehlike ve zararlardan uzak kalmak istiyoranız aşağıda sıralanan temel güvenlik stratejilerini dikkate almalısınız.

· İyi bir sürüş pozisyonu elde edin. Koltuğu, elinizi uzattığınızda bileğiniz direksiyonun en üst kısmına uzanacak konuma ayarlayın. Kafa koruyucuyu kafanızın tam arka kısmına gelecek fakat kafanıza değmeyecek biçimde ayarlayın. Direksiyonu simetrik olarak, saat 3 ve 9 konumlarında tutun. Böylelikle onu sağa ve sola daha çabuk ve tam istediğiniz kadar döndürebilirsiniz. Elinizi direksiyon simidinin tam üstünde tutarsanız, bir tehlike anında hava yastığı şişerse kolunuzu kırabilir ya da yüzünüze çarpabilir.

· Kontrol edin. Aracı hareket ettirmeden ve durdurmadan önce her şeyin yolunda olup olmadığını kontrol edin.

· İniş sırasında dikkat! Özellikle taşıtın sol tarafındaki kapılar, olmak üzere taşıtın kapıları yoldan başka taşıt, bisikletli veya yaya gelmediğinden emin olunmadan açılmamalıdır.

· Pür dikkat! Araç kullanırken sürekli dikkatli olun ve genellikle sağ tarafa dikilmiş olan trafik işaretlerini asla gözden kaçırmayın! Ters yöndeki işaretleri arka tarafından yorumlamaya çalışmayın. Sürüş halinde iken araçtakilerle konuşmak durumunda olduğunuzda, gözünüzü yoldan ayırmayın. Kazaların çok görüldüğü bilinen yol ve kavşaklarda daha da dikkatli olun. Bu durumda alkolle ilgili yasak ve sınırlamaları tartışmak yararsızdır. Almanya'da alkol sınırı % 0.05'e indirilmiştir.

· Akışa uyun. Koşullar elverdiğince trafik akışına uyun. Aşırı hız farklılıkları tehlikeli olabilir.

· Hız limitlerine uyun. Kazaların çoğunun nedeni aşırı hız ve dikkatsizce yapılan hareketlerdir. Trafik işaret levhalarındaki hız sınırlarının, müsaade edilen maksimum hızlar olduğu ve ancak trafik, hava ve yol koşulları uygunsa uygulanabileceği unutulmamalıdır. Yol boş ve polis kontrolü yoksa bile hız sınırlarını aşmamaya özen gösterin. Seyahat ettiğiniz yolların hız limitlerini samimi olarak bilin. Bunlar; şehir içi, şehir dışı ve otoyol hız limitleri olmak üzere, sadece üç tanedir. Aksi bir işaret bulunmadıkça bunlar geçerlidir.

· 6. vitesi kullanmayın. Yokuşları çıkabileceğinizi tahmin ettiğiniz vitesle inin. Yokuş aşağı inişlerde asla vitesi boşa almayın ve hızınızı artırmamaya özen gösterin. Aksi halde sürüş kontrolünü kaybedebilirsiniz.

· Çok yaklaşmayın. Şehirlerarası yollarda başka araçlara çok yaklaşmazsanız, onların yapacağı kazalara karışmamış olursunuz.

· Trafiği izleyin. Yolun ilerisine bakarak, herhangi bir probleme yaklaşmadan önce onu anlayın. Aynalarınıza da sık sık göz atın.

· Geçebilecek misiniz? Geçmek istediğiniz aracın hızından yeterince yüksek hızda iseniz geçiş yapabilirsiniz.

· Daha sonrasını düşünün. Muhtemel acil trafik durumlarını sürekli olarak düşünerek, kurtulma planları yapın.

· Sol şeritkolik olmayın. Sol şerit, hızlı sürüş şeridi değil geçiş şerididir. Geçişler dışında sol şeridi boşaltın. Hız yapanları yavaşlatmaya da çalışmayın. Bırakın polisliği polisler yapsın.

· Far yakın. Gece sürüşleri dışında, şehirlerarası yollarda, yağmurlu ve sisli havalarda gündüzleri de farlarınızı açık tutun. Bu daha iyi görülmenizi sağlayarak karşıdaki sürücülerin daha dikkatli olmalarını sağlayacaktır. Gece sürüşlerinde farlarınızın karşıdan gelen taşıtın sürücüsünün gözünü almaması için, geçiş süresince kısa far durumuna getirmeyi de unutmayın.

· Sinyal verin. Şerit değişimleri ve dönüşleriniz öncesinde sinyal vererek diğer sürücülere niyetinizi bildirin.

· Sola dönmek için bekleyin. Trafikte durup sola dönmek için beklerken, yol serbest hale gelinceye kadar tekerleklerinizi ileriye doğru düz tutun. Eğer tekerleklerinizi sola doğru kırarak beklerseniz, birisi size arkadan çarptığında sizi karşıdan gelen trafiğin önüne iter. Ayrıca, ilerinizde bir engel gördüğünüzde, hemen diğer şeride geçmeden önce o şeritteki trafiği kontrol edin ve onlara yol verin.

· Sağa dönüş Kırmızı ışıkta sağa dönüş yapılamaz. Sadece bazı kavşaklarda, dönüş için ayrı bir ışık bulunuyor ve yeşil yanıyorsa veya özel olarak dönüş yapılabileceği belirtilmişse, diğer yoldaki trafiğe dikkat edilerek dönüş yapılabilir.

· Girişlere yardımcı olun. Çok şeritli yollarda sağ şeritte ilerlerken, trafiğin elverdiği ölçüde ve geçici olarak bir iç şeride geçerek, sağdan giriş yapan araçlara güvenli ve düzgünce giriş yapabilmeleri için yardımcı olabilirsiniz.

· Doğru zamanda fren yapın. Dönüşlere gelmeden önce uygun hıza yavaşlayın. Dönüşün ortasında yapacağınız sert fren aracınızın dengesini bozar.

· ABS'yi deneyin. Aracınız kilitlenmeyi önleyici fren sistemiyle donatılmışsa, ilk kez karşılaştığınızda pedal titreşim ve gürültüleri sizi şaşırtabilir. Bu nedenle, ABS'nin nasıl hissedildiğini anlamak üzere, acil bir durumu beklemeden, yağmurlu bir günde kumlu, kaygan bir yol veya boş bir park alanı bularak, ABS'yi uyarmak üzere sert bir fren yapın.

· Araç kullanırken telefonu kullanmayın. Araştırmalara göre, araç kullanılırken yapılan telefon konuşmaları kaza riskini dört kat kadar artırmaktadır. Risk, "hands-off" veya kulaklıklı telefon kullanımında da aynıdır.

· Gece görüşünüzü koruyun. Yaklaşan farlara fazla bakmayın. Körleştiriyorsa, bakışınızı yolun sağ kenarına yoğunlaştırın.

· Uykunuzu alın. Uykulu iken araç kullanmayın. Gözleriniz bir noktada sabit kalıyorsa bu tehlike işaretidir. Bulduğunuz en yakın güvenli yerde sağa çekerek birkaç dakikalık bir şekerleme yapın.

· Güvenceye alın. Kısa süreli de olsa, aracınızı terk ederken güvenceye alın. Yani, düşük vitese takarak el frenini çekin, camları kapatarak kapıları kilitleyin. Eğer arabada sizden başka kimse yoksa, kredi kartıyla ödeme yapmaya giderken bile kapıları kilitleyin.

 

 

Lastik Aşınma Sebepleri

Lastiğin Düzensiz Aşınması

Lastik tabanının yere temas ettiği alanda yük dağılımının her bir mm² de eşit olmamasından dolayı yükü fazla taşıyan bölge/bölgelerin erken aşınmasıdır.

Lastiğin düzensiz aşınma tipleri ve sebepleri:

A- Tabanda tek bir bölgede düzensiz aşınma.

Panik fren sonucu, tekerleğin bloke olması ve frenlemenin tek bir bölgede gerçekleşmesi veya depolama-park esnasında lastiğin ısı, yağ, solvent…gibi maddelerle uzun süreli fiziki teması neticesinde temas eden bölgedeki kauçuk karışımının özelliğini yitirmesi.

B- Tabanda birkaç bölgede düzensiz aşınma

Rulmanlarda boşluk var. Arka aksa takılı olan bu lastiklerin çalıştığı yerde amortisörler, süspansiyon sisteminde aşırı yıpranma var. Standart bir lastiğin yarış amaçlı (Rally) kullanılması. Aracın periyodik bakımlarının zamanında yaptırılmaması.

C- Taban merkezinde düzensiz aşınma (çevresel)

Lastik; yapılan işe uygun şişirme basıncının çok üzerinde bir değerdeki basınçta uzun süre kullanılırsa, taban orta bölgesi erken aşınır. Lastiğin yere temas eden alanında yük ve basınç eşit dağılmaz. Taban orta bölgesi omuzlara oranla daha fazla yük taşıyarak, diğer bölgelere göre daha fazla zolanır ve erken/hızlı aşınır. Daima yapılan iş ve çalışılan güzergaha göre lastik şişirme basınçları ayarlanmalıdır.

D- Tabanda iki omuzda düzensiz aşınma (çevresel)

Lastik; yapılan işe uygun şişirme basıncının çok altında bir değerdeki basınçta uzun süre kullanılırsa, iki omuz erken aşınır. Lastiğin yere temas eden alanında yük ve basınç eşit dağılmaz. Omuzlar, taban orta bölgesine oranla daha fazla yük taşıyarak diğer bölgelere göre daha fazla zorlanır ve erken/hızlı aşınır. Daima yapılan iş ve çalışılan güzergaha göre lastik şişirme basınçları ayarlanmalıdır.

E- Tabanda tek omuzda düzensiz aşınma (çevresel)

E-1 Araç üreticisi firma toleransları dışında Kamber açısı (pozitif veya negatif). Aşınma; bir omuzdan diğerine doğru azalır ve lastik yüzeyi pürüzsüzdür.

E-2 Araç üreticisi firma toleransları dışında Toe açısı/rot (iç vaya dış). Aşınma; bir omuzdan diğerine doğru azalır ve lastik yüzeyi testere dişi gibi eli tırmalar.

Dikkat Edilmesi Gerekenler;

  • Kırılmış veya aşırı deforme olmuş jantları düzelterek, kaynak yaptırarak kullanmayın.
  • Manometresi (basınçölçer/hava saati) olmayan bir hortumla lastiğe hava basmayın.
  • Lastiği şişirirken üzerine eğilmeyin, oturup sigara içmeyin. üzerine oturmayın.
  • Merkezleme çizgisinden tam oturmadığı görülen bir lastiği aşırı şişirmeye çalışarak topukları kasıntılı oturmaya zorlamayın.
  • Isınmış lastiğin şişirme basıncı kontrol edilmez; azaltmak veya ayarlamak hatadır.
  • Supap kapaklarına gereken önemi verin ve sürekli kontrol edin. (Kapak yoksa; sübap bünyesine toz, toprak, nem girerek supap iğnesini/yayını paslandırır. Farkedilmezse iç basıncı düşen lastik sürüş emniyetini tehlikeye sokar. Mümkünse içi lastik contalı metal supap kapağı kullanın).
  • Yazın uzun süreli kullanımlarda lastik şişirme basınçlarınızı (eğer araç üreticisi firma farklı öneride bulunmuyorsa) %10 oranında artırın.
  • Aracın periyodik bakımlarını düzenli olarak yaptırın.
  • Diş derinliği 1.6mm’ye inmiş lastiklerinizi mutlaka yenileyin.
  • Lastiklerinizin yerlerini düzenli olarak değiştirin -rotasyon yaptırın- (eğer araç üreticisi firma farklı öneride bulunmuyorsa).
Lastik Bakım Süreleri:

  • Şişirme basınç kontrolü: 15 günde bir (varsa yedek lastik dahil)
  • Lastik geometrisi ön/arka düzen (rot) : 10.000 km’de
  • Balans: Direksiyonda titreşim hissedildiğinde
  • Yer değiştirme: 10.000 km’de
Sadece ön tekerlekleri ayarlamak yeterli değildir! Önlerdeki aşınmanın en önemli nedeni arka aksdaki ayarsızlıklardır.

 

 

Honda Jazz'ın Disk Fren Sistemi Nasıl Çalışır?

Bir otomobilin hiç şüphesiz en önemli bölümlerinden biri fren sistemidir. Bir otomobilde fren sistemi ne kadar güçlü ve etkiliyse o araç da o kadar güvenlidir diyebiliriz. Günümüzün bütün modern otomobillerinde ve elbette Jazzlarımızda da Wink disk fren sistemi kullanılır.

Fren pedalına bastığınızda sistemdeki hidrolik sıvının yerini değiştirmiş olursunuz, bu değişim fren disklerine bir piston yardımıyla iletildiğinde araç disk üzerindeki sürtünme kuvvetinin etkisiyle yavaşlamaya başlar. Ne kadar fazla güç uygularsanız disk o kadar baskıya maruz kalır ve tekerleğin dönüş hızı yavaşlar. Disk frenler birçok arabada önde yer alır fakat günümüzde dört tekerlekte de bu tip frenler kullanılmaya başlanmıştır. Disk frenlerin asıl önemli olduğu yer ön taraftır. Çünkü frenleme en iyi ön tekerlekler vasıtasıyla yapılır. Bunu şöyle açıklayabiliriz, hareket eden bir nesneyi yavaşlatmaya başladığımızda eylemsizlik prensibine göre kütle hareketini devam ettirmek ister. Eğer siz bu harekete izin vermezseniz, nesnenin ağırlık merkezi öne kayar. Nasıl araba içinde otururken fren yapıldığında istemsiz olarak ileri doğru bir hareket yapıyorsak, aynı şekilde araç da öne doğru eğilim yapar. Bu eğilimi ve ön kısma yaklaşan ağırlık merkezini durdurmanın en etkili yolu da ön tekerleklerin durdurulmasıdır. Fren esnasında aracın arka tekerleklerinin yerle olan teması ve üzerine binen yük miktarı azalacağından frenleme konusunda pek etkili olamazlar. Fakat eğer geri geri giderken fren yaparsak, o zaman da asıl yük arka frenlere binecek ve arka frenler daha etkili olacaktır.



Disk frenler üstte göründüğü üzere kaliper, piston, balatalar, disk ve bağlantı noktalarından oluşur. Fren pedalına bastığımızda sistemdeki hidrolik sıvıyı boruya iteriz. Sıvıların sıkıştıralamaz oluşu ve bulundukları kabın her noktasına aynı basıncı uygulamaları prensibinden yararlanılarak, boru içerisindeki sıvı ince bir geçitten kaliperlerin arasındaki balata pistonuna iletilir. Ayağınızla fren pedalına uyguladığınız 2kg’lık bir kuvvet ile, daracık kesitli olan kanal ağzından sıvının pistona genişleyerek iletilmesini sağlar ve bunun neticesinde 2 tonluk bir basınç oluşturabilirsiniz. Çünkü uygulanan kuvvet cidarı piston üzerinde çok daha geniştir ve sıvılar üzerine uygulanan basıncı her noktaya eşit ilettiğinden kat be kat fazla bir kuvvet ile piston yer değiştirmeye zorlanır. Pistonun ucunda ve diskin arka tarafında bulunan balatalar ile disk sanki mengene ile sıkılıyormuş gibi basınca maruz kalır. Bu disk balataların arasında tekerlekle beraber dönmekte olduğundan frenleme ile birlikte inanılmaz bir sürtünme ve buna bağlı ısı enerjisi oluşur. Bu sürtünme o kadar büyüktür ki, disk tamamen ateş kırmızısı haline bile gelebilir.

Sonuç olarak frenler aracın hareketiyle oluşan kinetik enerjiyi sönümleyerek ısı enerjisine çevirir. Bunu yaparken sürtünmeyle oluşan yüksek ısının hızlı şekilde disklerden ve balatalardan atılması gerekir. Bunu kolaylaştırmak için de ısı transfer katsayısı yüksek malzemelerden disk üretmek ve kaliperlere hava kanalları yerleştirmek en çok kullanılan yöntemlerdir.

Unutmayınız!

Tükettiğiniz benzinin hareket enerjisi yerine, ısı enerjisine dönüşerek yok olmaması için; Gaz pedalını iyi kullanarak, fren pedalına düşecek işi en aza indirebiliriz.

 

 

Egzoz Emisyon Muayenesi ve Periyodları

 

Egzoz Emisyon Muayenesi Ne Zaman Yaptırılmalıdır?
Trafiğe çıkış tarihinden itibaren ilk 3 yaş sonunda ve 10 yaşına kadar her 2 yılda bir , 10 yaşından sonra her yıl yaptırılmalıdır.

Egzoz Emisyon Muayenesi Nedir?
Trafikte seyreden araçların egzoz gazlarının neden olduğu hava kirliliğinin zararlı etkilerinden çevreyi korumak amacıyla, egzoz gazı kirleticilerinin azaltılmasını sağlamak için yapılan ölçümlerdir.

Egzoz Emisyon Muayenesi İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
Egzoz emisyon ölçümünü ilk defa yapacak araçlar için sadece ruhsatla gelinmesi yeterlidir. Araç sahibi egzoz emisyon ölçümünü belgeleyemiyorsa, bir önceki döneme ait egzoz emisyon ölçüm bedelini yasal gecikme faizi ile birlikte ödedikten sonra içinde bulunulan yıla ait egzoz emisyon ölçümünü yaptırabilir.

Egzoz emisyon ölçüm işlemi sonucu sınır değerlere uygun çıkmayan araç sahibi, aracının gerekli bakımını ve egzoz emisyon ölçümünü bir ay içerisinde yaptırmakla yükümlüdür.

Egzoz Emisyon Muayenesi Yaptırmazsanız Ne Olur?
Egzoz emisyon ölçümü yaptırmayan motorlu taşıt sahiplerine 799.-TL ceza uygulanır.

Yönetmelikte Belirlenen Standartlara Aykırı Emisyona Sebep Olduğu Belirlenen Motorlu Taşıt Sahiplerine Ne Olur?
Bu araç sahiplerine 1.601 TL idari para cezası uygulanır.

Egzoz Muayene Ücreti Ne Kadardır?
2012 yılı egzoz emisyon ölçüm bedeli 28.-TL dir. Ancak, ilk defa “Egzoz Gazı Emisyon Ölçümü” yapılacak araçların sahipleri “Motorlu Araç Egzoz Gazı Emisyon Ruhsat”ı almalıdırlar. “Motorlu Araç Egzoz Gazı Emisyon Ruhsat”ı belge fiyatı: 4 TL’dir

 

 

Jazz'da Kaç Oktan Benzin Kullanılmalı!


Jazzlarımızın, fabrika önerisi olan yakıt türü 95 oktan kurşunsuz benzindir. Bu yakıtın kullanılması ile, motor zaten bu yakıta göre üretilmiş olduğundan maksimum performans elde edilir. Yüksek oktanlı yakıtların kullanım alanları farklıdır. Yüksek oktanlı yakıtlar yüksek sıkıştırma oranlı motorlar için üretilirler. Bu tipteki motorlar da zaten yüksek oktana göre üretilmiş olduklarından üretici tavsiyeleri de o yönde olur. Düşük oktan tavsiye edilmiş bir motorda yüksek oktanlı bir benzinin kullanılmasıyla performans artışı olmaz, aksine kayıplar oluşmaya başlar. Bunun sebebi yüksek oktanlı benzinlerin erken ateşleme veya motor hareketinin maksimum veya kullanım ortamındayken sıkıştırılma anında erken ateşlemesine neden olmasıdır. Başka bir anlatımla kendi kendine yanma ve vuruntu yapma özellikleri uç noktalarda olan yakıtlardır ki düşük oktan tavsiye edilen motorlara uygulandıklarında rötar tabir edilen geç ateşlenme oluşumundan etkilenerek güç kayıplarına neden olabilirler.

 

 

Yağmurlu Havada Araç Kullanırken..!



Yağmur mevsimi geldi, yağmurlar başladı. Bir çok sürücü kuru hava şartlarındaki sürüş alışkanlıklarını değiştirmeden aracını kullanmaya devam ettiği için, yağmurlu havalarda bir çok kaza yaşanır.

Bazı bilgileri hatırlamak bu kazalardan birine karışmamamız için yararlı olabilir!

Öncelikle sileceklerinizi yılda bir defa değiştirin. Silecekleri çalıştırmaktan kaçınmayın, çünkü bilinen görüşün aksine sileceklerin lastikleri çalışarak eskimez. Eğer çok hafif bir yağmur çiseliyorsa, sileceklerinizi son hızda çalıştırmayın. Yağmur durduktan 20 dakika sonra bile silecekleriniz hala çalışıyor konumda olmasın. Eğer arka camınızda buğulanma oluyorsa, arka cam rezistansını çalıştırın. Otomobilinizin ön ve yan camları yağmurlu havalarda buğulanabilir. Böyle bir durumda otomobilinizin klima sistemini çalıştırın. Buğunun hemen kavbolduğunu göreceksiniz.

Yağmurlu havalarda farlarınızı mutlaka yakın. Sehirlerarası seyahatlerde, belli aralıklarla araç güvenli bir yerde durdurularak farlar, stoplar, sinyaller ve orta fren lambaları silinmelidir.

Su birikintilerine girildikten sonra ıslanan fren balatalarını kurutmak için kısa bir süre frene hafifçe basılmalıdır. Soğuk havalarda ağaç ve köprü gibi bölgelerin gölgesinde kalan alanlarda aşırı buzlanma olabilir. Bu tip bölgelere dikkat edilmedir. Araca binmeden önce ıslanan ayakkabıların acil bir durumda fren pedalından kaymayacağından emin olunmalıdır.

Yağmurlu havalarda gaza gereğinden fazla basmak, sert bir şekilde frene yapmak, ani bir şekilde direksiyonu çevirmek ve debriyajdan ayağın hızlıca çekilmesi kayma hareketini daha kolay başlatacağından bu hareketlerden özellikle kaçınılmalıdır.

Yağmurun ilk yağdığı an yol yüzeyinde birikmiş olan toz ve yağlar yolu daha da kayganlaştıracağı için bu dakikalarda hız yavaşlatılmalı ve ani hareketlerden kaçınılmalıdır.

Sağanak yağmur esnasında oluşan su birikintilerine girerken aquaplaning (su yastığı üstünde kayma) olayı oluşur. Bu durumlarda direksiyon sıkıca tutulmalı ve hız kesmek için ayak gazdan çekilmeli, frene çok yavaş basılmalı (eğer ABS varsa sonuna kadar basılmalıdır) ve ani haraketlerden kaçınılmalıdır.

 

 

Yan Aynalar Sürüş Güvenliği İçin Önemlidir



Kazaya yol açan sürücülerin %60’ı diğer aracı görmediklerini söylerler. Her yıl 200’den fazla insan da bu kazalar yüzünden yaşamını yitirir. Yan aynalarınızı 90º ye ayarlayarak, kör noktalarınızı azaltabilirsiniz.

Aynalarınız normal açısında olduğunda;

Aynalarınız 90º lik açıda olduğunda;


Yan Aynaları 90º Yaparak Kullanmak İçin 5 İyi Neden
  • Omuzunuzun üzerinden bakmak zorunda kalmazsınız,
  • Aynalara çok kısa süre bakmanız yeterli olacaktır, (Önceki metotda aynalara bakmak ve normal pozisyona dönmek daha uzun süre aldığından önünüzde seyreden aracı gözden kaçırabilirsiniz)
  • Aynalara kısa süre bakmak sadece önünüzde seyreden araca dikkat etmenizi sağlar,
  • Kör noktalar da dahil olmak üzere daha iyi bir görüş açısına sahip olmanızı sağlar,
  • Gece sürüşünde diğer araçların farları gözlerinizi almaz.
İyi görüş daha az kaza riski demektir. Bu pozisyona alışmanız biraz zaman alabilir ama unutmayın ki bu pozisyon güvenliğinizi ve konforunuzu artıracaktır.

 


Tuz Etkisinden Korunmak



Sert geçen kışın yollardaki olumsuz etkisini en aza indirebilmek için kullanılan tuz ve diğer kimyasal ürünler otomobilinizin kalıcı zararlar görmesine neden olabilirler.



Bu zararlardan korunmak için aracımızın dış temizliğine, özellikle de karoser altı temizliğine özen göstermemiz gerekmektedir. Bu ulaşılması zor yerlerde başlayacak bir korozyon (paslanma) otomobilinizin maddi değerini ciddi oranda düşürecek ve onarımı neredeyse imkansız olacaktır. Unutmayınız ki; Otomobili pastan arındırmakla uğraşmak yerine, pastan koruyucu tedbirleri almak çok daha kolay ve ucuzdur.




Aracınızı Soğuk Havada Kolay Çalıştırma



Anadolu Üniversitesi (AÜ) Porsuk Meslek Yüksekokulu Motorlu Araçlar ve Ulaştırma Teknolojileri Bölümü Öğretim Görevlisi Semih Gölcük,  kış aylarında araçların daha kolay çalışması için bazı küçük tedbirlerin yeterli olacağını kaydetti. Kış aylarında araçların kapalı alanlara park edilmesi gerektiğini ifade eden Gölcük, şöyle konuştu:

''Kent merkezinde birçok insan kapalı garaja sahip değil. Dolayısıyla sokağa park edilen araçların üzerinin bir örtüyle kapatılmasını öngörüyoruz. Araçlarda motor soğutma suyu içine mutlaka antifriz konulması gerekiyor. Söz konusu uygulama araçları bazı bölgelerde eksi 40 dereceye kadar soğuktan koruyabilir. Çok soğuk havalarda radyatörün önünü bir karton ya da gazete parçasıyla kapatmamız gerek. Radyatör aracın önünde bulunduğundan soğuk havaya direk temas ediyor. Kış aylarında aracın radyatör, motor yağı ve akü bakımları düzenli olarak yapılmalıdır. Araç eğer uzun süre kullanılmıyorsa akü sökülmelidir. Çünkü aküler de donabilir.''

''Kışın yağ seçimine dikkat edilmeli''

Gölcük, sürücülerin araçlarının bakımlarını yaptırdıklarında konulan motor yağının marka ve özelliğini bilmesi gerektiğinin altını çizerek, şunları söyledi:

''Kışın yağ seçimine dikkat edilmesi gerekir. Sentetik yağ kullanmaya özen gösterilmeli. 'W' harfini gördüğümüzde bunun kış mevsiminde kullanılacak yağ olduğunu anlıyoruz. Örneğin 40W-10 numara yağda 40 numara motor yağınını akıcılığını, 10 numara ise soğuğa karşı dayanıklılığını ve inceliğini belirtiyor. 40W-10 kış ayları için normal bir yağdır. Motor içindeki yağlar kışın katılaşır ve pistonların hareketini zorlaştırır. Kışın daha ince yağ kullanılması gerekir. Ayrıca kışın aracın motor yağı sürekli kontrol edilmelidir. Çünkü araçlar kışın daha fazla yağ eksiltir. Dolayısıyla yağ eksilten araçlara yağ ilave edilmelidir.''

Araç altına ateş yakmayın, motora sıcak su dökmeyin

Kış aylarında özellikle eksi 15 dereceden sonra yakıt borularının donabileceğini ve aracın çalışmayabileceğini anlatan Gölcük, ''Aracınız çalışmıyorsa kesinlikle altına ateş yakmayın. Aracın altında ateş yakanlar karteri ısıtıp içindeki yağı inceltilmeye çalışıyor. Ama bu sırada karter alttan ısıtıldığı için iç yapısına zarar veriliyor. Aynı şekilde motor kısmına sıcak su dökenler var. Bu da yanlıştır. Sıcak su motor parçalarına zarar verir'' diye konuştu.

Cumhuriyet Gazetesi / 03 Ocak 2012


Honda Jazz Yedek Parça Kataloğu



2002-2009 arası tüm Honda Jazz modellerini kapsayan yedek parça kataloğundan bilgi alabilmeniz için, Jazz'ınızın VIN numarasını veya yıl, model bilgilerini göndermeniz yeterlidir.



3. Stop Lambasının Sökümü ve Camla Örtüşecek Şekilde Yeniden Montajı





Honda Jazz'ın 3. stop lambası camla tam örtüşmediğinden arası zamanla toz olur. Temizlemek için lambayı sökmek gerekir. Bu lambanın sökülmesi ve camla tam örtüşmesini sağlayarak yeniden...

Devamı ''Flickr'' veya ''Blog'' sayfalarımızda.




Honda Jazz Shuttle Yollarda


Daha önce bilgisini verdiğimiz Honda Jazz Shuttle, Japonya'daki deprem nedeniyle gecikmeli de olsa piyasaya çıktı.

http://www.autoexpress.co.uk







40000 km Bakımı Sonrasında Yapılan Yakıt Tüketim Testleri
(Düz Vites)


40000 km bakımı sonrasında şehirlerarası ve şehiriçi yakıt tüketim değerleri oldukça düştü. Bakımda; Motor yağı (Orijinal Honda Motor Yağı 10w30), yağ filtresi, bujiler, hava filtresi değişti.

Bakım sonrası tüketim değerleri;

- Şehirlerarası




- Şehiriçi 1




- Şehiriçi 2




Motor Yağları Hakkında...

Ergonomi

Motor Yağının Görevi Nedir?

Motor yağı, motorun tüm hareketli aksamı üzerinde film şeklinde ince bir
tabaka oluşturarak sürtünme ve aşınmayı azaltır, bu da tekerleklere daha fazla güç aktarıldığı anlamına gelir. Motor yağı içerdiği deterjanlar vasıtası ile motoru temizlemeye yardımcı olur, pasa karşı korur ve aynı zamanda silindirlerin çevresindeki aşırı sıcağın bir bölümünü kartere indirmeye yardımcı olur.

Mineral Yağlar
Mineral yağlar yıllardır kullanılmakta olan klasik yağlardır. Yeraltındaki bildiğimiz petrolün distile edilmesinden sonra deterjan, viskozite geliştirici ve aşınma önleyici birtakım katkılar eklenmek suretiyle üretilirler. Fiyatları genelde ucuzdur ve ortalama bir performans sunarlar.

Sentetik Yağlar
Sentetik yağlar laboratuvarlarda çeşitli kimyasal işlemler sonucunda
kimyagerler tarafından üretilen yağlardır. Fiyatları mineral yağlara
oranla daha pahalıdır ancak hem daha iyi performans, hem daha uzun
süreli kullanım sunarlar. Termal dayanıklılıkları fazladır. Yağlama
görevlerini daha uzun süreler yerine getirirler ve çok daha fazla sıcağa
dayanabilirler.

Yarı Sentetik Yağlar
Yarı sentetik yağlar bu ikisinin karışımıdır ve hem fiyatları, hem de
sundukları performans bu iki yağın arasındadır. Genellikle %70-80
mineral yağa %20-30 sentetik yağ karıştırılmak suretiyle elde edilirler.

Viskozite ve Viskozite Endeksi Nedir?
Viskozite basit şekliyle bir yağın kalınlığının ölçüsüdür. Belirli bir sıcaklıkta yağın ne kadar akıcı olduğunu göstermek için de Viskozite Endeksi kullanılır. Genellikle bir yağ kalınsa viskozitesi yüksek, ince ise viskozitesi düşüktür. Viskozite endeksi bize bir yağın ısıya maruz kaldığında ne kadar inceleceğini gösterir. Rakam ne kadar yüksekse, ısıya maruz kaldığında yağ o kadar az incelir. Rakam düşükse yağın viskozitesi düşük, yüksekse viskozitesi yüksektir. Vizkozite endeksi aynı zamanda bir yağın belirli koşullar altında nasıl davranacağını da gösterir. Çok yüksek viskoziteli bir yağ (Ör: 50) özellikle düşük sıcaklıklarda motorun belirli kısımlarına ulaşamayabilir, hatta yüksek devirlerde silindir ile motor arasındaki film kopabilir. Çok düşük viskoziteli bir yağ ise (Ör:0) özellikle aşırı yüksek sıcaklıklarda çok fazla incelerek koruma özelliğini yitirebilir.

Tek Viskozite ve Multi-Viskozite Yağlar
Hizmet ettikleri sıcaklık aralığı bakımından yağlar ikiye ayrılır: Tek viskozite ve çok viskoziteli (multi-viskoziteli) yağlar. Tek viskoziteli yağlar hava sıcaklıklarının daimi olarak sabit olduğu durumlara uygundur, dolayısı ile bu tür yağlar hem yaz, hem kış kullanımına uygun değildir. (Ör: 20W-50 değil de sadece 50W) . Zaten bugün bir benzin istasyonuna gidip herhangi bir marka motor yağı almaya kalktığınızda hepsi multi-viskozite olacağından, isterseniz hemen bu tip yağlara geçelim.Günümüzde araçların tamamına yakınında kullanılan multi-viskozite yağlar ise yapı olarak değişken hava koşullarında hizmet etme özelliğine sahip olduklarından hem yaz ıcağında, hem de kışın soğuğunda kullanılabilirler. Kalın bir yağ soğuk hava koşullarında jelleşecek ve görevini tam olarak yerine getiremeyecektir. İnce bir yağ ise soğukta rahat akacak, ancak yüksek sıcaklıklarda motor ile silindir arasındaki film tabakası incelecek, ya da kopacaktır. Sonuçlarını düşünün. Tek viskoziteli yağların bu dezavantajları üzerine ince bazlı bir tek viskozite yağa çeşitli polimerler eklenmek suretiyle multi-viskozite yağlar üretilmiştir. Eklenen bu polimerler sayesinde multi-viskozite yağlar kışın soğuğunda yada ilk çalıştırma esnasında görev yapabilecek kadar ince, yaz sıcağında güvenebileceğiniz kadar da kalındırlar. İkisi aynı anda saçma, belki de inanılmaz geliyor değil mi? Nasıl olduğunu makalenin ilerleyen paraglaflarında okuyabilirsiniz.. Çok basit.

Multi-Viskozite Yağların Avantajı Nedir?
Tek viskoziteli bir yağın akıcılığı her sıcaklıkta aynıdır. Çok viskoziteli yağlar ise tek viskoziteli yağlardan farklı olarak kendilerini değişen sıcaklıklara adapte ederler. Çok viskoziteli bir yağ tek viskoziteli bir yağa oranla soğuk havalarda daha akıcı, yüksek sıcaklıklarda ise kesinlikle daha kalın ve güvenlidir. Bu, aynı zamanda şu anlama da geliyor: Otomobilinizi belirli bir süre için kullanmadığınızda motor yağı kartere doğru süzülecek ve tekrar çalıştırdığınızda çok kısa bir süre için dahi olsa, motorunuzun tüm parçalarına ulaşması için belirli bir süre geçecektir. Çok viskoziteli yağlar soğuk havalarda tek viskoziteli yağlara oranla daha akıcı olduklarından motorun içerisindeki parçalara daha çabuk ulaşırlar, böylelikle ilk çalıştırma anındaki motor aşınmaları daha azdır. Çok viskoziteli yağlar tek viskoziteli yağlara oranla %1,5 ila %3 arasında yakıt tasarrufu sağlarlar. Çok viskoziteli yağlar hem düşük, hem yüksek sıcaklıklarda daha fazla koruma sağlarlar. Multi-Viskozite Yağların Çalışma PrensibiYağ kullanımında sorun şudur: 10W kadar ince bir yağ kullanırsak yağ oldukça ince olduğundan ne ilk çalıştırma anında, ne de soğuk havalarda akıcılık açısından bir problem yaşamayız. Peki hava oldukça sıcaksa, ya da motor ısısı son derece arttığı zaman ne olacak? Gidip hemen yağı mı değiştireceğiz? İşte bu problemi çözmek için üretim aşamasında diğer birçok katkıyla birlikte multi-viskozite yağlara ''viskozite geliştirici'' katkı maddeleri eklenir. Yağ yine aynı yağdır, 10W bazlıbir yağ.. Ancak, eklenen polimerler sayesinde ısındığında örneğin 40 viskoziteli bir yağ gibi davranır, böylelikle sıcak hava koşullarında da görevini yerine getirir. Nasıl mı?

Eklenen polimerleri kimyasal olarak yağ soğukken içinde bağımsız olarak yüzen toplar olarak düşünün. Yağ ısındıkça bu polimerler çözülmeye ve uzun zincirlere dönüşmeye başlarlar, ve böylelikle yağın incelmesini önlerler. Ondan sonra dalga geç ''alt tarafı polimer''... Nereye dalga geçiyosun? Öhö.. Eee. Evet, ne diyordum, birleşirler ve böylelikle ne olur efenim? Bir yağın içinde iki yağ... Yağınız 10W-40 ise soğukta 10W gibi ince, sıcakta ise 40 viskozite yağ kadar kalın gibi davranır. Burada önemli olan viskozite aralığını seçerken kışın tahmini en soğuk, yazın ise tahmini en sıcak derecesine dikkat etmektir. 10 bazlı bir yağı 10W-30 yapmak için daha az, 10W-40 yapmak için daha fazla polimer eklemek gerekir. E, asıl yağlamayı yapan polimer değil de yağ olduğuna göre, neden gereksiz yere içerisinde daha fazla polimer olan bir yağ kullanalım? 10W-30 idare ediyorsa neden 0W-40 gibi.. Yani şu saçma: ''Abi, var ya en iyisi Mobil 0W-40'mış''.. Böyle birşey yok arkadaşlar.
Bu bana iyi gelir de, sen Antalya'nın sıcağındasındır, kışları Antalya
-40 derece mi 0 bazlı yağ kullanılsın? Viskozite aralığı tavsiye üzerine değil, kesinlikle ve kesinlikle içerisinde bulunulan iklime göre seçilmelidir. Tavsiyeyi aynı ildeki arkadışınız yapıyorsa ayrı.. Her bir viskozite aralığı için tek tek olmasa da, isterseniz genel bir görüş oluşturması açısından aşağıda en bilinen viskozite sınıflandırmalarını verelim. Bunlardan en ayrıntılı ve en bilineni SAE' ninkidir, yani şu hep konuşulan 10W-30, 20W-50 gibi.. Ancak SAE derecelendirmesinde hangi viskoziteyi seçeceğinizden emin olamıyorsanız, kutunun üzerine bakıp daha basit olan API, ya da ondan da basit olan ACEA sınıflandırmasına göre de seçim yapabilirsiniz. (Bakın diyorum ama, du bakıyım var mı? Eveeet.. Yağımızı elimize alalım.. Ne diyor? Shell Helix Ultra SAE 5W-40, API SJ/CF, ACEA A3/B3.

Viskozite Derecesini Seçmek
En bilinen viskozite sınıflandırmaları şunlardır:SAE (Society of Automotive Engineers) sınıflandırmasıSAE sınıflandırması diğerlerinden farklı olarak yağı düşük ve yüksek ısılardaki viskozitesine göre sınıflandırır, dolayısıyla bir miktar daha ayrıntılı olduğu söylenilebilir. Ancak en bilinen ve en çok kullanılanı olması sebebi ile, ilk sırada

SAE sınıflandırmasını inceleyelim.
SAE sınıflandırmasında derece ''W'' harfi ile ayrılan iki rakamdan oluşur. W, winter yani kış anlamındadır ve yağın düşük sıcaklıktaki viskozitesini gösterir. Örneğin 10W-40'taki ''10W'' gibi. Bu, aynı zamanda yağın baz viskozitesidir, yani polimer eklenmeden önceki asıl viskozitesi. Bu rakam ne kadar düşük olursa yağ o kadar ince olacağından, bu bize aynı zamanda yağın düşük ısılarda ne kadar akıcı olacağını ve motorun ne kadar kolaylıkla çalışacağını da gösterir. İkinci rakam yağın yüksek ısı viskozitesini verir. 10W-40'taki ''40'' gibi. Bu rakam ne kadar yüksekse, yağ sıcakken o kadar viskoziteli, yani kalın demektir.

API (American Petroleum Institute) Sınıflandırması
Sınıflandırma iki harf ile yapılır. İlk harf yağın benzinli (S) veya dizel (C) motorlardan hangisine uygun olduğunu, ikinci harf ise yağın aynı gruptaki performans değerini gösterir. Performans sınıflaması her iki grupta da A en düşük olmak üzere benzinli motorlar için A-J arası, dizel motorlar için ise C-F arası yapılır. Benzinli motorlarda: (min.performans) SA.. SB.. SC.. SD.. SE.. SF.. SG.. SH.. SJ (max.performans)Dizel motorlarda: (min. performans) CA..CB..CC..CD..CE..CF (max.performans)Eğer yağ kutunuzun üzerinde ''API SJ/CF'' şeklinde bir ibare görürseniz bu, yağın hem benzinli, hem de dizel tüm motorlarda kullanılabileceği (Ferrari dahil) anlamına gelir.

ACEA (Association of European Car Manufacturers) Sınıflandırması
Sınıflandırma bir harfi takip eden bir rakam ile yapılır (A3 gibi). ACEA
standardı iki kategoriye ayrılır. Birinci kategori yağın hangi motorda
kullanılabileceğini açıklar:Benzinli motorlar için A Dizel otomobil motorları için B Dizel kamyon motorları için C Yağın performans seviyesini ise takip eden rakam belirler:Yakıt ekonomisi için 1 Genel amaç için (ortalama seviye) 2 Yüksek performans için 3 Örnegin A3 benzinli motorlar için yüksek performanslı bir yağı, A1 benzinli motorlar için ekonomi amaçlı bir yağı tanımlar.Viskozite konusunda yapacağınız seçim sıcaklık, otomobilin üzerindeki kilometre, piston aralıkları ve kullanım şartları gibi birçok değişkene bağlı olmakla birlikte, genel kural olarak viskozite aralığını çok açmadan mümkün olan en ince yağı kullanmak en iyisidir. Çok kalın yağların da sürtünmeyi arttırdığı bir gerçektir. En ince derken, akla 0W-40 gelebilir, ancak bulunduğunuz iklimde hava kış mevsiminde -18 derecenin altına düşmüyor, yaz mevsiminde de aşırı sıcaklar yoksa neden 0W-40 yerine 10W-30 olmasın? Burada seçim tamamıyla size kalmıştır. Bir yağ kutusunun içinde katkı maddesi ne kadar az ise o kadar iyidir, 0W-40 alırsınız, içerisinde fazla fazla katkı maddesi vardır, ya da 10W-30 alırsınız, içindeki gerçek yağ oranı o kadar fazladır. Sadece bazı 0 yerine 10 olduğu için diğerinden biraz daha kalındır. Aslında bu seçimi yaparken kilometreyi de hesaba katmakta fayda var. 0 km. bir arabada ince yağ, 100.000 km.'deki, yada daha eski teknolojili bir arabada daha kalın yağ kullanımı mantıklı olabilir. Yeni bir arabada piston aralıkları daha incedir, dolayısıyla ince yağ kullanımı hem sürtünmeyi azaltması sebebiyle, hem de aralıkların zaten dar olmasından ötürü mantıklıdır. Ancak 100.000 km. yapmış bir motorda aralıklar fazlasıyla açık olacağından nispeten daha kalın bir yağ kullanmak mantıklı bile olabilir. Böylelikle yağ sızıntılarını bile önleyebilirsiniz. 20W-50 mesela..

Değişik Tip Yağların Karıştırılması
Sentetik yağların yarı sentetik olanlarla hatta mineral yağlarla uyumlu
olduğunu söyleyenler olabilir, ancak yağ kaçırma problemleri yaşamamak ve motorunuzun nihai performansı açısından başlangıçta bu tipten birini seçmenizi ve kesinlikle değiştirmemenizi tavsiye ederim. Mineral yağların içerikleri sentetik olanlardan farklıdır, ve mineral yağ emmiş contaların sonradan özellikle daha ince olan sentetik yağa geçildiğinde yağ kaçırabilmeleri olasıdır. 250.000 km sorun çıkarmadan çalışmış motorların, bu kilometrede mineralden sentetik yağa geçildiğinde kaçırmaya başladığına da rastlanılmıştır. Bunda sebep büyük olasılıkla sentetik yağa geçiş öncesi motoru belirli bir süre rolantide çalıştırmak sureti ile temizleme amaçlı kullanılan ince yağın motor içinde zamanla birikip artık sızdırmazlık görevi gören kalıntıları silip süpürmesi ve bunları da temizlemesidir. Buradan şu sonucu çıkartabiliriz: Arabanız yeniyse ve mineral bazlı yağ kullanıyorsanız temizleme amaçlı yağı uyguladıktan sonra sentetik yağa iç rahatlığıyla geçebilirsiniz. Hatta 5W-40 gibi bir viskozite aralığı seçip mecbur kalmadıkça bunu bile değiştirmemek en iyisi. Çünkü bunun değişmesi kesinlikle yağın kalınlığının da değişmesi anlamına gelir. Ancak ve ancak arabanız çok fazla km. yaptıysa bir miktar daha kalın yağa geçin. Yukarıdaki örnekte kalın bir mineral yağdan çok ince bir sentetik yağa geçiş sonrası da kaçırma oluşmuş olabilir. Çünkü 250.000 km. yapmış bir motorda aşınma çok fazla olacağından belki de suç ince yağ seçiminde.

Yağ Katkıları Yararlı mı?
Günümüzde hepsi de birbirinden mükemmel olduğunu iddia eden bir çok yağ katkısı satışa sunulmuştur. Özellikle televizyonda gece yarısı reklam kuşaklarını istila eden bu ürünler gerçekten işe yarıyor mu?Şimdi şunu düşünelim: Shell, Mobil gibi araştırma ve geliştirmeye yılda milyonlarca dolar bütçe ayıran ve hatta dünyanın en iyi kimyagerlerini istihdam eden dev şirketler bu sihirli formülleri bulamıyorlar da yağ katkısı üreten firmalar mı sadece bu sihirli formüllere sahip?Aynı şey otomobil üreticisi firmalar için de geçerli. Eğer bu mucize katkılar gerçekten motor gücünü arttırıyor, ya da en azından yakıt tüketimini azaltıyorsa neden otomobil üreticisi firmalar her otomobil başına bir kutu da bu katkılardan eklemiyorlar? Üçüncü olarak, bu mucize yağ katkılarından hiç biri tanınmış yağ üreticilerinin markasını taşımamaktadır. Sonuç olarak, yağ üreticisi firmalar en iyi karışımı elde edebilmek için zaten her yıl milyonlarca dolar harcamaktadır. Dolayısıyla yaptıkları bu harcamanın sonucunu diğer ufak firmalardan daha iyi aldıklarına emin olabilirsiniz. Ayrıca zaten kaliteli bir yağ, üretim aşamasında 10'a yakın katkı ile zenginleştirilmektedir. Bunların neler olduğunu ve görevlerini makaleyi daha fazla uzatmamak için yazmıyorum. Ancak deterjanlar, pas önleyiciler, aşınma azaltıcılar, antifriz vs. örnek verilebilir. Yani, kullanmakta olduğumuz yağın içerisinde bir bakıma yağ katkıları zaten fazlasıyla vardır. Öyle ise ne olduğunu bilmediğimiz katkılara neden para ödeyelim? Üstelik motora bırakın yararlı olmayı, zarar verme ihtimalleri varken.. Bu zarar iki türlü olabilir: Birincisi zaten yağın içerisinde olan bir maddeyi içeren katkı ekliyor ve bu maddenin oranını aşırı derecede arttırıyorsunuzdur, ikincisi de yağın içinde hiç olmayan bir maddeyi ekliyorsunuzdur, bunun da sonuçları iyi olmayabilir. İsterseniz piyasadaki yağ katkılarının içinde genel olarak en çok bulabileceğiniz iki maddeyi inceleyelim:

Teflon
Telfon içeren kimi yağ katkıları başlangıçta işe yarıyor gibi görünse de, Teflon gibi partiküller içeren katkılar zamanla yağ filtresini tıkayabilirler.
Yağ filtresinin tıkandığını gösteren bir uyarı ışığı da olmadığına göre... PTFE'yi keşfederek Teflon'un patentini elinde bulunduran DuPont şirketi bile ''Teflon içten yanmalı motorlarda yağ katkısı olarak kullanılmaya uygun değildir'' açıklamasını yapmıştır. Tabi bu açıklamayı yağ firmalarından aldığı yüklü rüşvet karşılığında yapmadıysa... Biz, gerçeği açıkladığını arsayalım.

Çinko
Diğer bir çeşit yağ katkısı ise çinko içerenlerdir. Çinko genelde tüm
motor yağlarında motordaki aşınmaya karşı koruyucu madde olarak
bulunmakta ve motorda metal-metale temas eden yüzeylerde koruma görevi görmektedir. Normalde sık karşılaşılmayacak bir durum olan metal-metale sürtünme anında koruyucu görev görmesi için bilinen tüm arkaların yağları zaten çinko içermektedir. O halde neden daha fazlasını ekleyelim? Motor yağına eklenen daha fazla çinko daha iyi koruma sağlamayacak, sadece metal-metale temas aşırı derecede fazlaysa korumanın süresini uzatacaktır. Yağınıza daha fazla çinko içerikli yağ katkısı eklemek silindir valflerinde kalıntı oluşturmaktan ve bujilerinizde ateşleme sorununa sebep vermekten başka bir işe yaramayacaktır, inanın.

Motor Yağı ile Yakıt Sarfiyatı Arasındaki İlişki Nedir??
Bir yağın viskozitesi yağın kendi içsel sürtünmesiyle bağlantılıdır. Bir
yağın viskozitesi ne kadar yüksekse, yani kalınlığı ne kadar fazlaysa, sürtünme o kadar fazla olacaktır. 20W-50 yağ yerine 0W-30 viskoziteli bir yağ kullandığınızda sürtünme daha az olacaktır. Ancak yukarıda da bahsettiğimiz gibi, yağ seçiminde asıl etken sizin sürtünmeyi nasıl istediğiniz değil, bulunduğunuz iklim şartları olmalıdır. Gereksiz yere çok ince yağ kullanmayın. Aklınıza benim aklıma gelen şey geldi mi acaba merak ettim? Eğer bir yağ ne kadar ince ise sürtünme o kadar az ise?... ve eğer drag yarışına katılacaksanız? Yağınız kalın ise ayvayı yediniz.

Koyu Renk (Kirli) Yağlar Motordaki Olası Problemlerin Habercisi mi?
Kirli, yahut koyu renkli yağ kesinlikle motordaki olası problemlerin
habercisi değildir. Aksine iyi bir işarettir. Kirli yağ, yağın görevini
yerine getirdiğinin kanıtıdır: Motor veya her ne ise, artıkları toplayıp
motorun belirli kesimlerinde takrar toplanmamak üzere onları kendi
içinde biriktiriyor demektir. Zaten yağınızı ve yağ ile birlikte filtrenizi de değiştiriyorsanız sorun yok demektir.

Motor Yağı Seviyesi Kontrolü
Doğru bir okuma için öncelikle otomobilinizi düz bir zeminde parkedip en az 5dk. olmak üzere yağın süzülmesini bekleyin. Yağ çubuğunu çıkarıp bir bez ya da kağıt mendil ile silin. Yağ çubuğunu yerine yerleştirip birkaç saniye bekleyin. Yağ seviyesini okumak üzere tekrar çıkardığınızda büyük bir ihtimalle MIN ve MAX seviyeleri arasında, genellikle de MIN seviyesine yakın olacaktır. Her seferinde çok fazla olmamak sureti ile ve yine her defa kontrol etmek sureti ile MAX seviyesine yaklaşıncaya kadar yağ ekleyin. Kesinlikle MAX seviyesini geçmeyin. 1600 cc. hacimli bir motorda genellikle 1 lt.'lik yağın yarısı yeterli olacaktır. Belki biraz fazlası.. Ancak kutunun dibinde çok az dahi kalmış olsa, ''bunu taşıyacağıma ekleyeyim, MAX seviyesini biraz geçiversin, ne olacak?'' mantığıyla kalan yağı da eklemeyin. Motorun performansına göre birkaç hafta, en geç bir ay sonra zaten elinizde kalan yağ miktarı kadar eksilme olacaktır. Daha sonra ekleyin, en iyisi... Çubuğu yerine yerleştirdikten sonra motor yağ kapağını kapatmayı unutmayın. Periyodik yağ seviye kontrolleri her 2000 km.'de bir yapılabilir. Ancak en iyisi herkesin kendi istatistiğini tutması. Yağ eksiltme; motor performansı, motorun üzerindeki km. ve bakımıyla alakalı olduğu kadar aynı model ve yaşa sahip otomobillerde sürücülerin kullanım tarzından kaynaklanan farklılıklar olması da doğaldır. Bu sebeple isterseniz ilk birkaç sefer ortalama bir km. belirleyin, ve kontrollerinizi kendinize özel
aralıklarla yapın.

Sonuç
Her yağ, mümkün olan en yüksek performansı vermek üzere formüle edilir.
Bu sebeple, yağınız zaten kaliteli ise hiç katkı eklememek, yok kaliteli
değil ise de katkıya para vermek yerine yağı daha kaliteli seçmek en
iyisi. Sadece gidip otomobilinize göre raftaki en kaliteli yağı alın, ve
mümkün olduğunca markadan markaya, mineralden sentetiğe, değişik viskozitelere geçmeyin. Katkıya para vermek yerine motorunuzu ilk çalıştırdığınızda kalkış öncesi 15 sn. rölantide çalışmasına izin verin.
Böylelikle tek bir kutu katkı almadan motor ömrünüze belki de fazladan bir 100.000 km. ekleyebilirsiniz. Performans ihtiyacınız ne ise, ona uygun bir yağ seçin. Evet, sentik yağlar mineral yağlara oranla hatırı sayılır derecede pahalıdırlar, ancak daha uzun ömürlüdürler ve sağladıkları koruma da mineral yağlara oranla çok daha fazladır. Mümkün olan en dar viskozite aralığını seçin. Daha geniş viskozite aralığı daha fazla polimer demektir ve daha fazla polimer de motorunuz için iyi değildir. Ör: 10W-30 ve 10W-40. 10W-40, 10W-30'a göre daha fazla viskozite aralığına sahiptir. Her iki yağın da soğuk havadaki akışkanlıkları aynıdır, ancak 10W-40 viskoziteli yağa sıcak koşullarda daha performanslı olabilmesi için daha fazla polimer eklenmiştir.
Bulunduğunuz iklimde yazlar aşırı sıcak değilse ve motorunuz aşırı
performanslı değilse neden kullanılsın? Piyasada bulabileceğiniz en ince bazlı yağı değil, bulunduğunuz iklimin kurtardığı en ince bazlı yağı seçin. Yani, ince derken, yok yere 0W bazlı yağ seçmeyin, 15W baz kurtarıyorsa 15W baz, emin olamayıp fazla güvenemiyorsanız, 10W baz...
Ör: 10W-40 ile 20W-50 aynı aralığa sahiptir, ancak 20W-50 de baz
10W-40'tan daha yüksek olduğundan (10 yerine 20) daha az polimer eklemekle de görevini yerine getirir. Her yağ değişiminde yağ filtrenizi de mutlaka değiştirin. Yağ filtresi motorun içinde dolaşan yağ içerisindeki kir ve metal parçacıklarını tutma görevini yerine getirir.
Eğer yağ filtresi tıkanırsa, motordaki bir bypass valfi yağın tekrar
akmasını sağlar. Tabii ki kirli yağın. Otomobilin gösterge panelinde de
tıkanmış yağ filtreleri için bir uyarı ışığı olmadığına göre, en iyisi
çok da pahalı olmayan bu parçayı her yağ değişiminde değiştirmektir.
Kilometre az yapılmış olsa dahi en azından her sene yağ değiştirmek gerekir.





Çocuklarınızla Keyifli Yolculuk ve Tatilin İpuçları

Ergonomi

Küçük çocukla tatilde beklentileriniz az, sabrınız bol olmalı

Nereye gideceğiniz, nasıl yolculuk yapacağınız hakkında mutlaka çocuğunuzun istek ve ihtiyaçlarını dikkate alarak karar verin.  Unutmayın ki; o mutlu olursa siz de mutlu olacaksınız. Tatile çıkmadan önce doktorunuza danışmak da uygun olacaktır. 
 
Uçak yolculuğu yapacaksanız...

Uçağa binmeden çocuğunuzun yemek, tuvalet gibi ihtiyaçlarını karşılamasını sağlayın.
Çocuğu ile yalnız yolculuk eden ebeveyn için koridor koltuğu en ideal olanıdır.
Yanınızda yiyecek ve içecek bulundurmanız uygun olacaktır. Uçuş sırasında üşüme ihtimaline karşı çantanızda giyecek bulundurabilir ya da uçaktaki görevlilerden battaniye isteyebilirsiniz. Kalkış ve inişte çocuğunuzun kulaklarında ağrı gelişebilir. Bu sırada su içme, sakız çiğneme, dış kulağa havlu uygulaması, burnu parmaklarla kapatıp dışarı hava vermeye çalışmak gibi uygulamalar rahatlama sağlayabilir.

Araba ile seyahat edecekseniz çocuk koltuğunuzu mutlaka alın

Çocuklarla çıkılacak tatilde araba koltuğu şarttır. Araba koltuğu arabaya, çocuğunuz ise araba koltuğuna sabitlenmelidir. Yolculukta mola vermek ve çocuğunuzun isteklerini dikkate almak önemlidir. Yolculuk saatlerini çocuğunuzun uyku saatlerini dikkate alarak ayarlayın. Kusma durumları için araba içinde kağıt havlu, torba bulundurmakta fayda vardır.

Tren yolculuğunda kalabalık seferleri tercih etmeyin

Rezervasyonlarınızı erkenden yapın ve biletlerinizi önceden alın. Çocuğunuz için uygun yemek koşulları var mı araştırın. Mümkünse trenin çok kalabalık olmayacağı saatlerde seyahat etmeye çalışın. Çocuğunuzun ihtiyaçlarını karşılayacak bir çantanın yanınızda olmasında fayda vardır.  Bebek bezi, ıslak mendil, fazladan giysi gibi eşyalarınızın yanınızda bulunmasına özen gösterin.
 
Çocuğunuzun yolculuk sırasında midesi bulanırsa uzaklara baktırın

Yolculukta bulantı herkesin keyfini kaçıracak bir sorundur. Doktorunuza yolculuk öncesi mutlaka danışın, bazı ilaçlar faydalı olabilir. Bileğe takılan ve akupunktur etkisiyle mide bulantısını önleyen bilezikler vardır. Aç karınla yola çıkmamaya özen gösterin. Sık sık, az az beslenme yolculuk için de uygundur. Asitli meyve sularından ve yağlı yiyeceklerden kaçının. Temiz hava sağlayın. Çocuğunuzu pencere yanında oturtup, uzaklara bakmasını sağlamanız mide bulantısını azaltacaktır. Oyunlar, oyuncaklar, müzik ve şarkı söylemek gibi eylemler de yardımcı olur. Tüm bunlara rağmen torbanız hazırda bulunsun.

Tatil Mekanı Seçimi Çok Önemli

Tatil köyleri: Tek varış noktası, hazır yemekler, sürekli aktivite ve çocuklarınıza bakabilecek birimler sayesinde tatil için ideal mekanlardır.

Oteller: Çocuğunuz için uygun yatak olup olmadığını, çocuğunuzun ansızın acıkma ihtimaline karşılık 24 saat mutfak hizmeti alabilme durumunuzu, havuz- oyun odası gibi eğlence koşullarını, çocuk bakıcısı varlığını ve çamaşır yıkama olanağını sorgulamanızda yarar vardır.

Sezonluk kiralık evler, devremülkler: Kiralamadan önce evi iyice araştırmak, evin şehre, doktora, lokantaya, markete yakın olmasına dikkat etmek ile evi çocuğunuz için güvenli hale getirmek önemlidir. Havuzlu veya denize yakın evlerde boğulmaya karşı çok dikkatli olmanız gerekmektedir.

Kamp kurmak: Bu konuda çok dikkatli olmak gerekir.  Kamp yaptığınız yere yakın bir otelin olmasında fayda vardır. 

Yol için çanta hazırlığı yolun yarısıdır

Yolculuk için bol gıda almayı unutmayın. Yolculuğun en zorlu anlarında yeni bir oyuncağın sunulması genelde çok güzel ve sakinleştirici bir etki sağlar. Çocuğunuzun ona uygun bir sırt çantası takması kendisini önemli hissettirecektir. Bebek, araba, battaniye gibi çocuğunuzu rahatlatan bir eşyası varsa mutlaka yanınıza alın. Müzik ve hikaye kitapları da yolculukta kurtarıcıdır. Giysiler kolay yıkanan ve gideceğiniz yörenin hava koşullarına göre ayarlanmalıdır. Beklenmedik koşulları da göz önünde bulundurmanız önemlidir.
Ağlama tepinme krizine giren çocuğunuza ''herkes sana bakıyor'' demeyin

Herşeye rağmen bu tür durumları yaşayacağınızı kabullenmenizde fayda var. Önlem almak en önemli yaklaşımdır. Acıkmadan önce beslenmesi, uykuya dalmaya çalışırken uygun koşulların sağlanması, sıkılmaya başlarken bunun fark edilmesi ve eğlencenin başlatılması gibi yaklaşımlar faydalı olacaktır.  Bunlara rağmen çocuğunuz ağlama krizine girerse çevrenizdekilerden çekinmeyin. Genelde erişkinlerin ilk tepkisi çevreye dikkat etmektir.  Böyle bir durumda çocuğunuzla evde baş başayken nasıl yaklaşımda bulunuyorsanız, o şekilde davranmanız uygun olacaktır.








 

 
 
 

 


Honda Jazz Brosur
2015 Honda Jazz Kullanma Kitabı

Honda Jazz Brosur
2015 Honda Jazz Multimedia Kullanma Kitabı

Honda Jazz Brosur
2015 Honda Jazz EX ve EXL Teknoloji Rehberi

Honda Jazz Brosur
2015 Honda Jazz LX Teknoloji Rehberi

Honda Jazz Brosur
2012 Honda Jazz Kullanma Kitabı

Honda Jazz Brosur
2012 Honda Jazz Kataloğu

Honda Jazz Brosur
2012 Honda Jazz Kataloğu İngilizce
 

REKLAM ALANI

 

 

HONDA JAZZ İFADELERİ


Birbirinden sevimli ve anlamlı Honda Jazz gif animasyonlarını seveceğinizi umuyoruz.


Ekonomik Sürüş

Ekonomik sürüş, yakıt tüketimini ve sera etkisi yaratan gazların salınımının azaltılmasının kolay bir yoludur. Modern Honda motorlarında iç sürtünme çok düşüktür ve motorun düşük yakıt tüketerek rahatça çalışması sağlanır. Basit kuralları uygulayarak yakıt tüketiminizi %5-15 oranında düşürebilirsiniz.

 

Kalkış

Kırmızı ışıkta beklediğinizi ve yeşil ışığın yandığını düşünün. Hemen hızlanın ama gaz pedalına yarım yoldan fazla basmamaya dikkat edin, hızlanma fazlasıyla yakıt tüketir. En kısa süre içerisinde vites büyütün. Benzinli veya LPG'li bir araç kullanıyorsanız 3000 d/d, dizel ise 2000 d/d'den önce vites değiştirin. Birinci vitesten tek adımda üçe geçmek çok etkilidir. Modern Honda motorları yüksek motor yükü altında daha verimli çalışır.

Sabit hızda sürüş

Prensip en yüksek viteste sabit hızı olabildiğince uzun süre korumaktır. Gereksiz hızlanma ve frenlemeden kaçının. Olabildiğince ileriye bakıp trafik akışını öngörerek bunu sağlamak daha kolaydır. Otoyolda hız sabitleyicinin (cruise control) kullanılması rahat sürüşü kolaylaştırır.

Yumuşak bir şekilde yavaşlayın

Frenleri her kullandığınızda enerji harcarsınız, frenlerin ne kadar ısındığını düşünün. Olabildiğince uzun süre aracın hareket enerjisini kullanın. Kırmızı ışığa yaklaşırken hızı düşürmek için motor frenini kullanın. Honda'nızdaki motor sistemi, motor frenlemesi esnasında yakıt beslemesini keser. Bu şekilde frenlerdeki aşınma ve egzoz atıkları azalır; Siz ve yolcularınız için sürüş daha konforlu hale gelir. Fren pedalına az basmanın yolu gaz pedalına kontrollü basmaktan geçer ve size ciddi yakıt ekonomisi sağlar.

Kontrol listesi:

1. Çabuk hızlanın ve 3000 d/d'ye ulaşmadan vites büyütün (dizellerde 2000 d/d)

2. Mümkün olan en yüksek viteste, sabit hızla yol alın

3. Trafik akışını takip ve tahmin edin

4. Mümkün oldukça motor freni kullanın

5. Motoru rölanti devrinde çalıştırmaktan kaçının

6. Yokuş aşağı inerken gaz pedalını bırakın

7. Yokuş yukarı çıkarken hızlanmayın

8. Lastik hava basınçlarının doğru seviyede olduğundan emin olun

9. Yağ ve filtreleri servis el kitabına uygun şekilde değiştirin


GÜVENLİ SÜRÜŞ

Güvenlik her şeydir

Önemli Güvenlik Uyarıları

Sağduyu hayat kurtarır

Bir sürücü olarak kendinizin, yolcularınızın ve diğer yol kullanıcılarının güvenliğini sağlamak için elinizden geleni yapmanız gerekir. Bunun anlamı, örneğin asla içkili olarak direksiyon başına geçmemek ve yolculuk ne kadar kısa olsa da tüm yolcularınızın emniyet kemeri taktığından emin olmaktır. Ve son olarak kesinlikle sınırlanmamış görüş çok önemlidir. Ön camı temiz tutun ve cam üzerinde lekeler bırakmaya başladığında silecek lastiklerini değiştirin. Kullanışlı sürüş ipuçları:

Duyularınızı kullanın

Çevrenize bakın, yolun ilerisini gözleyin ve olaylara önceden hazırlıklı olun. Arkanızı gözleyin ve hem iç dikiz aynasını hem de yan aynaları kullanın. Şerit değişikliğini bir kaç araç öncesinden planlayın ve zaman kazanın. Dikkatinizi Hiçbir zaman kaybetmeyin.

Telefonunuzu sadece güvenli olduğundan emin olduğunuzda kullanın.

Bir kazayı önlemenin en iyi yolu dikkatinizin dağılmasına izin vermemek ve her zaman dikkatinizi yola vermektir. Telefonla aramak veya cevaplamak için ortamın güvenli olmasını bekleyin. Arkada oturan çocuğunuzla ilgilenmeniz gerekiyorsa mutlaka güvenli bir yerde durarak ilgilenin. Asla seyir halinde arkaya dönerek ilgilenmeyin. Çocuğunuzla sürekli ilgilenmeniz gereken bir durum varsa otomobil kullanmayın.

Uyanık kalın

Yorgunsanız yola devam etmeyin. Sürüş, özellikle de otoyolda oldukça monotondur ve uykunuzun gelmesine veya otoyol hipnozuna yol açabilir. Konsantre olamıyorsanız, esnemeye başladıysanız, göz kapaklarınız ağırlaşıyor açık tutmakta zorlanıyorsanız veya genel olarak yorgun hissediyorsanız kenara çekip dinlenin.

Mesafenizi koruyun

Öndeki aracın yanından geçtiği bir nesneyi referans alın ve üç yüz on'dan (310) üç yüz onüç'e kadar (313) kadar sayın. Bu yaklaşık üç (3) saniyedir ve üç saniye kadar sayamadan aynı noktanın yanından geçerseniz öndeki araca çok yakınsınız demektir. Bu genel kural hava ve yol koşullarına göre değişir.

Aracı mevcut koşullara uygun şekilde sürün

Daha yavaş gitmek lastik tabanının yolla daha fazla temas etmesine ve yağmurda ya da karla karışık yağmurda yola daha iyi tutunmasını sağlar. Önünüzde ilerleyen araçların lastik izlerinden gitmeye çalışın. Aniden su üzerinde kaymaya başlarsanız frene basmayın veya aniden dönmeye çalışmayın, bu durum aracınızın savrulmasına neden olabilir. Araç yavaşlayıncaya ve yolu yeniden hissetmeye başlayıncaya kadar ayağınızı gazdan çekin.

Emniyet kemeri ile ilgili yapılması ve yapılmaması gerekenler

Kaza anında büyük kuvvetler açığa çıkar. Bu durum, kazaya karışan araçlara bakıldığında anlaşılabilir. Emniyet kemerleri her türlü çarpışmada – önden, arkadan, yandan çarpışmada ve devrilme anında – ölümleri önleyebilir ve ciddi yaralanmaları azaltabilir.

Üç noktadan bağlantılı emniyet kemeri, insan vücudunun kaza anında açığa çıkan kuvvetlere en fazla dayanabilecek olan en kuvvetli kısımlarından geçecek şekilde tasarlanmıştır. Emniyet kemerleri insanların ileriye doğru savrulmasını veya araçtan dışarı fırlamasını önler. Emniyet kemerleri hayat kurtarır – bu kadar basit. Asla bir otomobilde emniyet kemerinizi bağlamadan yolculuk etmeyin.

Kaza anında en iyi şekilde korunmak için emniyet kemerini doğru kullanmak önemlidir - alt kısmı kalça kemiğini sıkıca sarmalı ve omuz kısmı göğsün ortasından geçmelidir, kemerde boşluk olmamalıdır.

Yaygın hatalı kullanım şekilleri

  • Kemerin alt kısmının kalça kemiği yerine karın bölgesinden geçirilmesi
  • Kemerin omuz kısmının kolun altından, arkadan veya diğer herhangi bir şekilde hatalı konumdan geçirilmesi
  • Kemerin alt veya omuz kısmında boşluk olması

Emniyet kemerlerinin doğru şekilde kullanılmaması ciddi ve hatta ölümcül yaralanmalara neden olabilir.

Çocuklar daha korumasızdır

Kaza anında, boyları ve anatomileri büyük ölçüde farklı olduğundan çocuklar daha korumasızdır. Boyunları daha narindir ve başları vücutlarına oranla daha büyük ve ağırdır. Çocuğunuzu korumak için her zaman onaylı bir çocuk koltuğu kullanın ve üreticinin talimatlarını dikkatlice okuyun.

Üç temel çocuk koltuğu tipi mevcuttur: bebek koltukları, çok işlevli koltuklar ve yükseltici minderler. Koltuğu çocuğun yaşına ve boyuna göre seçin. Uygun çocuk koltuğunu kullanmayı zamanından önce bırakmayın – bu yaygın bir sorundur ve bu ihmalin sonuçları kasa istatistiklerinde açıkça görülmektedir. Ayrıca çocuklar arkaya dönük koltukta daha güvendedir, bu nedenle dört yaşına kadar olan çocukların her zaman doğru koltukta ve arkaya dönük olarak yolculuk yapmasını yararlı olacaktır.

İpuçları ve tavsiyeler

  • Ön yolcu hava yastığı bulunan araçlarda asla ön yolcu koltuğuna çocuk koltuğu yerleştirilmemelidir. Bu çok önemli hayati bir uyarıdır.
  • Yolculuk ne kadar kısa olursa olsun asla çocukları kucağınızda oturtmayın veya hem kendinizi hem çocuğu aynı kemerle bağlamayın. Kaza anında ağırlığınız çocuğun ezilmesine neden olacaktır. Çocuk aynı zamanda araç içindeki malzemelere çarparak veya araçtan fırlayarak yaralanabilir.
  • Kaza anında kullanılmış bir çocuk koltuğunu bir daha kullanmayın.
  • Asla çocukların emniyet kemeri tokasını serbest bırakmasına veya kemerinin altından çıkmasına izin vermeyin.
  • Çocuklar için özel olarak üretilen yükseltme minderi yerine normal yastık kullanmayın. Bir kaza anında yerinden savrulabilir ve çocuk kemerin altından kayabilir.


Evcil dostlarınızla seyahat

Evcil hayvanlarınızı tatilde yanınıza almak genelde eğlencelidir. Ancak uzun bir yolculuğa çıkmadan önce hayvanınızın da konforunu ve sağlığını düşünmeniz gerekir. Belki de bir hayvan pansiyonuna veya güvenilir bir arkadaşınıza bırakmak daha iyi bir fikirdir. Ancak, yine de evcil hayvanınızı yanınıza almaya karar verirseniz aşağıdaki basit önlemlerle güvenliğini sağlayabilirsiniz.

Hayvanınızın gereken şekilde sabitlendiğinden emin olun. Sabitlenmeyen hayvanlar ani frenlemede yaralanabileceği gibi hareketleriyle sürücünün dikkatini de dağıtabilir. Ayrıca küçük hayvanlar pedalların altına girerek kaza riski yaratabilir.

Kediler ve küçük köpekler iyi havalandırılan kafeslerde yolculuk etmelidir. Daha büyük hayvanlar için kayışlar, file veya bagaj kafesleri mevcuttur.

Hayvanın kafasını camdan sarkıtmasına izin vermeyin. Kir parçacıkları gözlerine ve burnuna zarar verebilir ve aşırı miktarda soğuk hava ciğerlerinde rahatsızlığa yol açabilir.

Asla hayvanınızı araçta bırakmayın. Aracın gölgede olması veya camların aralık olması yeterli değildir. Araç tahmin ettiğinizden çok daha kısa bir sürede ölüm tuzağına dönüşebilir.

Hayvanları da araba tutabileceğini unutmayın. Detaylı tavsiyeler için veterinerinize danışın.


ARACINIZIN YÜKLENMESİ

Yol için yükleme

Bir Honda Jazz tercih etmiş olduğunuza göre aracınızı yüklerken hem yaratıcı hem de yenilikçi olmanıza imkan tanıyan, fazlasıyla esnek yükleme çözümlerine sahip bir araç kullanıyorsunuz demektir. Ancak, ister eşyalarınızı aracın bagajına ister sihirli koltukları kullanarak aracın içine yükleyin eşyalarınızı doğru şekilde yüklemeniz ve sabitlemeniz çok önemlidir. Jazz'ınızın yükleme ve sabitleme aksesuarlarını kullanarak yükünüzü hem konforlu hem de güvenli bir şekilde taşıyabilirsiniz.

İpuçları ve tavsiyeler

Yük kapasitesi

Aracınızın yük taşıma kapasitesi, aracınız için izin verilen azami ek yük miktarıdır; yolcuların toplam ağırlığı, yüklerin ve araca takılmış olan aksesuarların toplam ağırlığıdır. Bu ağırlığın aşılması lastiklerin aşırı ısınmasına ve direksiyon hareketleri ile frenlemede zorlanmaya neden olur. Aracınızı yüklerken kullanıcı el kitabınızdaki veya aracınızın bilgi plakasındaki yük taşıma kapasitesine bakın.

Durma mesafesi

Fazlasıyla yüklü bir araçla yolculuk durumunda durma mesafesi uzar ve durmak ya da sollama yapmak için daha uzun mesafe gerekli olur. Ayrıca fazla ağırlığın motoru daha fazla zorladığını ve yakıt tüketimini artırdığını unutmayın. Yakıt ekonomisini azami düzeyde tutmak için bagajın ağırlığını veya araçta taşınan malzemelerin ağırlığını düşük tutmaya çalışın.

Lastik hava basıncı

Ek yük taşıyacağınız zaman lastik hava basınçlarını kontrol edin. Ağır yüklü bir aracı uzun mesafede, özellikle yüksek hızda kullanmak için lastik hava basınçlarını artırın. Lastik hava basıncı tabloları için kullanıcı el kitabınıza veya sürücü kapı eşiğindeki bilgi plakasına bakın.

Farlar

Aracınızda far yükseklik ayarı sistemi olduğunu unutmayın. Bagaj bölmesinde ağır yük taşırken farlarınızı hafifçe aşağıya doğru çevirin. Aksi halde aracın arka kısmının çökmesi far açısını yukarıya doğru kaldırarak karşıdan gelen araç sürücülerinin gözlerini kamaştırabilir.

İpuçları ve tavsiyeler

  • Bagajı yüklerken görüşünüzü kısıtlamadığınızdan emin olun.
  • Yükünüzü dengeli bir şekilde yayın ve ağır yükleri olabildiğince aşağıya, ortaya ve ileriye doğru yerleştirin.
  • En hafif olan eşyaları en üste koyun..
  • Uzun veya hacimli nesneleri taşırken koltuk sırtlıklarını yatırın.
  • Arka koltuk başlıklarının arkasına herhangi bir eşya yerleştirmeyin.

Yükünüzün güvenli olmasını ve yerinde kalmasını sağlayın

Bir güvenlik önlemi olarak araçtaki tüm serbest nesneleri sabitlemek önemlidir. Bir kaza anında veya sert frenlemede, aracın arkasında veya üzerinde bulunan sabitlenmemiş eşyalar ileriye doğru savrulur ve siz, yolcularınız ve diğer yol kullanıcıları için tehlike oluşturur.

Faydalı ipuçları

  • Küçük eşyaları torpido gözünde veya koltuğun altında saklayın. Daha büyük eşyalar bagaj bölmesine yerleştirilmeli veya bir kutu ya da yük filesi ile sabitlenmelidir. Kullanılmayan yükseltici çocuk minderlerini de sabitlemeyi unutmayın.
  • Ağır yükün öne doğru kayarak arka koltuk sırtlığına zarar vermemesi için bagaj bölmesindeki çengelleri kullanın.
  • Arka koltuklarda kimse oturmuyorsa emniyet kemerlerini bağlayarak arka koltuğu destekleyin.


UZUN YOLCULUKLAR

Uzun yolculuğun güzelliğini keşfedin

Otomobile atlayıp yeni yerler keşfetmek başlı başına bir maceradır. Aracınızla her yere gidebilirsiniz. Büyük şehirlerden, kasabalardan ve çiftliklerden geçebilir; dağları aşabilir veya deniz kıyısına inebilirsiniz. Ancak, yola çıkmadan önce yapacağınız birkaç ufak hazırlık harika bir tatil ile felaket arasındaki farkı yaratır. Bu bölümde çocuklarınızla yapacağınız yolculukları nasıl daha keyifli hale getirebileceğinizi, araba tutmasını nasıl önleyeceğinizi, neler yemeniz gerektiğini, ne zaman mola vermeniz ve yola çıkmadan önce neleri kontrol etmeniz gerektiğini bulabilirsiniz. İlk aşamada uzun mesafeli seyahatlerde bilmeniz gereken üç ipucu var:

Yola çıkmadan önce yolu öğrenin

Rotayı bilmek stresi azaltır ve sürücünün yönlerden çok yola konsantre olmasını sağlar. Kaybolan veya aklı karışan sürücüler tehlikeli durumlarda daha savunmasızdır.

Gerçekçi bir program belirleyin

Otoyolda yapabileceğiniz ortalama hızı fazla hesaplamak ve bilmediğiniz yerler arasındaki mesafeyi küçümsemek yaygın olarak yapılan bir hatadır. Sorunlar ve kazalar genellikle uzun yolculukların sonuna doğru, sürücüler kaybettikleri zamanı geri kazanmak için acele ederken ortaya çıkar.

Hava tahminlerini kontrol edin

Sis, kar veya şiddetli yağmur bekleniyorsa mutlaka programınızı yeniden belirleyin. Kötü koşullarda araç kullanmak iyi havada kullanmaktan çok daha zorlu ve yorucudur.

Uzun yolculuklara Hazırlanma

Biraz hazırlık sıkıntılı durumları önler ve hem zamandan hem de paradan tasarruf sağlar

Yola çıkmadan önce aracınızla biraz zaman geçirmek faydalı olabilir. Modern otomobiller uzun mesafeli yolculukları çıkarabilmek için normal bakıma ek olarak herhangi bir bakım gerektirmez ancak bazı hususlara dikkat edilmesi gerekir:

Aracınızın düzenli bakımlarının yapılmış olup olmadığını servis el kitabından kontrol edin. Bakım zamanı yaklaşıyorsa aracınızı bir Honda Yetkili Servisine götürüp bakımını yola çıkmadan önce gerçekleştirmeniz faydalı olacaktır.

Lastiklerde (yedek lastik dahil) aşırı veya dengesiz aşınma olup olmadığını, hava basınçlarını ve diş derinliklerini kontrol edin.

Silecek lastiklerinde aşınma veya ayrılma olup olmadığını kontrol edin. Gerekli ise değiştirin.

Tüm sıvı seviyelerini kontrol edin: Radyatör soğutma suyu, motor yağı, fren hidroliği, şanzıman yağı, cam yıkama suyu ve akü elektroliti.

Farları, arka lambaları, fren lambalarını ve sinyalleri kontrol edin; hepsinin doğru şekilde çalıştığından emin olun. Lambaları temiz tutmayı unutmayın.

Aracın anahtarını araçta unutmanız veya kaybetmeniz ihtimaline karşı yedek anahtarı yanınızda bulundurun.

Haritaları kullanacağınız sırayla düzenleyin.

Honda Yol Yardımı telefon numarasının aracınızda mevcut olduğundan emin olun.


Normalde yedek parça taşımanıza gerek yoktur ancak bir ilk yardım çantası, el feneri, yedek ampul, yedek sigorta ve biraz su bulundurmak her zaman faydalıdır. Ve tabi ki bir acil durumda cep telefonunuz en büyük yardımcınız olacaktır.


Yolculuk boyunca çocuklarınızın mutlu ve memnun olmasını sağlayın

Çocuklarla yolculuk yapmak çok eğlenceli olsa da çocukların uzun yolculuklarda rahatsız ve huzursuz olabilecekleri de bir gerçek. Ancak, biraz planlama ve eşyaların akıllıca paketlenmesi ile yolculuğun herkes için eğlenceli olmasını sağlayabilirsiniz.

Başarılı bir yolculuğun anahtarı yolculuk boyunca herkesi eğlendirmektir. Müzik dinlemekten veya kitap okumaktan sıkıldığınızda birlikte oyun oynamak iyi fikir olabilir. Aşağıda çocuklarınızın mutlu olmasını ve oyalanmasını sağlayacak birkaç ipucu bulabilirsiniz:

  • Taze meyve, kraker, meyve suyu ve benzeri yiyecekler bulundurun. Soğuk içecekleri muhafaza etmek için küçük bir soğutucu veya soğutma özelliği olan çanta kullanın
  • Aracın ses sisteminden masallar dinletin veya çocuklarınız için CD veya MP3 çalar taşıyın.
  • Boya kalemleri, kitaplar, oyuncaklar, aktivite setleri ve el oyunları bulundurun.
  • Bir DVD oynatıcı veya diz üstü bilgisayar ile aracınızı bir sinema salonuna dönüştürebilirsiniz. Ancak arka koltukta kitap okumak veya film izlemek bazı çocuklarda araba tutmasına neden olabilir.
  • Yanınızda abur cubur veya sürpriz oyuncaklar bulundurun – acil durumlarda ortaya çıkartmak üzere küçük ama yeni bir şey.
  • Güneşli havada aracın fazla ısınmaması için camlara gölgelikler yerleştirin. Uyuyan yolcular için yastık ve battaniye bulundurun.
  • Ortalığın dağıldığı bir yemeğin ardından bir paket kolonyalı mendil ve kağıt havlu faydalı olacaktır. Ve her zaman aracınızda bir ilk yardım seti bulundurun. Yara bantları, makas ve cımbız çok kullanışlı olabilir.
  • Konuşun! Son olarak saatlerce konuşabilirsiniz. Çocuklara bir şeyler sorup anlattıklarını gerçekten dinleyebilirsiniz. Aynı zamanda küçük testler yapabilir ya da oyunlar oynayabilirsiniz.
  • Bir saat aralıkla mola verin. Mola verdiğinizde bir top veya frizbi ile çocukların enerjilerini tüketmelerini ve vücutlarını hareket ettirmelerini sağlayın.
Dinlenmeye zaman ayırın

İsveç Otoyol İdaresine göre kazaların yüzde 20-30'una yorgun sürücüler neden olmaktadır. Simülatörlerde gerçekleştirilen testler sabah 5'te bir sürücünün sürüş becerisinin kanında 0.8 promil alkol bulunan bir sürücü ile aynı olduğunu göstermektedir. Ancak otomobil yolculuğunun en güzel yanlarından biri kenara çekip araçtan inebilmektir. Bacaklarınızı rahatlatın. Mümkünse yolculuğun kalan kısmında aracı kullanması için bir yolcunuza devredin. Ayrıca uyku hali ile yorgunluğun en iyi çözümünün kısa süre de olsa uyumak olduğunu unutmayın.

Faydalı ipuçları

  • En az iki saatte bir mola verin. Uzun mesafede araç kullanmaya alışkın olmayanlar daha sık mola vermelidir.
  • Normalde uykuda olduğunuz saatlerde – özellikle geceleri – uykuya dalma ihtimali daha fazladır. Gece yolculuk etmek zorundaysanız sessizliğin veya hafif müzik dinlemenin kanınızdaki adrenalin oranını azaltacağını ve uykunuzu getireceğini unutmayın. Konuşmaya devam edin veya radyoda ya da CD çalarda daha hızlı bir şeyler bulun.
  • Pek çok insan yemek yedikten sonra daha uykulu hisseder. Ağır yemekten kaçınarak veya yola çıkmadan biraz uyuyarak bu olasılığı ortadan kaldırın.
  • Yorgun veya uykulu hissettiğinizde mutlaka mola verin ancak aracı park etmek için güvenli bir yer seçin. İyi aydınlatılmış ve yoğun benzin istasyonları kısa bir mola vermek için güvenli yerlerdir.
  • Mola verdiğinizde gerinerek ve vücudunuzu hareket ettirerek uyandığınızdan ve vücudunuzdaki kan dolaşımını hızlandırdığınızdan emin olun. Gövdenizi yanlara doğru çevirin ve kollarınızı savurun; çenenizi göğsünüze doğru çekin ve başınızı hafifçe aşağıya doğru bastırın; omuzlarınızı kaldırıp indirerek rahatlatın.

Son olarak, aracınızda hız sabitleyici varsa, yakıt tasarrufu sağlamak ve sürüşü kolaylaştırmak için uzun yolculuklarda bu sistemi kullanın. Sürekli hızlanma ve yavaşlama hem yorucudur hem de yakıt tüketimini artırır. Ancak, hız sabitleyicinin uzun süre kullanılması da dikkatinizin dağılmasına veya uykunuzun gelmesine neden olabilir.


Otomobil tutması dururumunda ve önlenmesi için yapılması gerekenler

Beyin karışık mesajlar aldığında araba tutması ortaya çıkar. Gözler vücudun konumu ile ilgili farklı bilgi aktarırken iç kulaktaki denge mekanizmaları farklı bilgi verir. Mideniz bulanıyorsa kaybettiğiniz sıvıyı sık sık soğuk su yudumlayarak telafi edin ve ağzınızdan yavaş ve derin nefes alın.

Faydalı ipuçları

  • Mümkünse aracı siz sürün. Hareket halindeki araçların yolcuları, sürücülere kıyasla araba tutmasından daha fazla etkilenir.
  • Yolcuysanız, yolu rahatlıkla görebileceğiniz şekilde ön koltukta oturun. Kucağınıza doğru bakmaktan veya harita ya da kitap gibi yakındaki nesnelere odaklanmaktan kaçının. Bunun yerine manzarayı izleyin ve gözlerinizin, iç kulak tarafından algılanan hareketi algılamasını sağlayın.
  • Aracın yeterince havalandırıldığından emin olun. Yolculuk boyunca düzenli olarak mola verin.
  • Az miktarlarda ve sık yemek yiyin. Yola çıkmadan önce ağır yemekten ve alkol almaktan kaçının.
  • Başınızı sabit tutun. Başınızın hareket etmesi belirtilerin artmasına neden olur.
  • Sürücü, yumuşak bir sürüş ile araba tutmasından şikayetçi yolcular için yolculuğu kolaylaştırabilir. Virajları yumuşak bir şekilde alın ve tekrar tekrar ani frenleme ve hızlanmadan kaçının.
  • Eczaneden alınabilecek araba tutmasına karşı ilaçlar veya bilek bantları kullanın. Kullanım talimatları doğrultusunda ilaçlar yolculuktan önce alınarak vücuda etki etmesi sağlanmalıdır.


Otomobil Lastikleri Hakkında

Lastiğin Görevleri:

1. Araç yükünü taşımak
2. Direksiyon ile verilen yönü izlemek
3. Motordan gelen gücü ileri/geri hareket olarak yansıtmak
4. Emniyetli bir şekilde hem ıslak, hem de kuru zeminde aracı durdurmak
5. Amortisörlerinde yardımıyla sürüş keyfini artırmak

Lastiğin Yapısal Özellikleri:

Tekerlek lastiklerinin yapılarında, gerek yüksek mukavemeti karşılamak üzere naylon, rayon, polyester gibi elyaf esaslı kordlarla, çelik kordlar bulunur. Topuk dayanımları ise çelik teller yardımıyla sağlanır. Birbirinden farklı karakterdeki bu elemanların bir arada tutulması ve hizmet anında zeminle temasın güvenle sağlanmasıyla, yanaklardaki esneme kabiliyetinin verilmesi görevini lastik karışımı üstlenir. Lastik karışımını doğal ve sentetik kauçuklarla, ana dolgu olarak karbon karaları oluşturur. Bunlara ilave olarak vulkanizasyon elemanları bulunur. Karışımın işlenmesi ve homojenliği için kimyasal yağlar kullanılır.

Çapraz Katlı Lastikler:

Lastik teknolojisinin başlangıcında kullanılan ilk gövde yapısıdır.Bu lastiklerin gövdesini oluşturan tekstil esaslı "kord" iplikleri birbiri üzerine, lastik yönüne 35-40 derece açı yapacak şekilde çapraz olarak yerleştirilmiştir. Bu yapı diyagonal veya konvensiyonel olarak da adlandırılır. Ölçü tanımında "-" veya "D"ile belirtilir.

Radyal Lastikler:

Değişen ve gelişen otomotiv sektörünün gereksinimlerini karşılamak üzere geliştirilen bir yapıdır. Bu lastiklerde gövde yapısı, üstün özellikli rayon, naylon, polyester gibi tekstil esaslı kordların, lastiğin dönüş yönüne 90 derecelik açı yapacak şekilde yerleştirilmeleri sonucu oluşan kuşaklarda, belirli açıda çelik kord kuşak katlarının tatbik edilmesi sonucu oluşur. Aynı zamanda radyal yapı, sadece tekstil esaslı ve lastiğin dönüş yönüne göre sıfır derece ve belli açıdaki kordlardan oluşan kuşakların tatbik edilmesiyle de oluşabilir. Ölçü tanımında "R" harfi ile belirtilir.

Tubeless ve Tube-Type Lastikler:

Araçlarda yüke karşılık gelen tepki kuvvetini karşılayan, lastiklerde jant arasına sıkıştırılan hava basıncıdır. Lastikler sadece hava basıncının sıkıştırıldığı kılıflardır.Sıkıştırılmış hava basıncının tutulması, iç lastiklere veya dış lastiklerin iç kısmına tatbik edilen ve sızdırmazlık sağlayan liner tabaka yardımıyla sağlanır. İç lastikli kullanılan dış lastiklere Tube-type, iç lastiksiz kullanılan dış lastiklere Tubeless lastik denir.

"Dunlop (P) 185/60 R 14 82 H QX200 Tubeless" ölçü ifadesinde;

  • Dunlop : Üretici firma
  • (P) : Binek otomobil lastiği
  • QX200 : Lastik desen kodu
  • 185 : Nominal kesit genişliği (mm)
  • 60 : Kesit oranı, seri(basıklık)
  • R : Gövde yapısı (Radyal)
  • 14 : Jant çapı(inç)
  • 82 : Yük indeksi
  • H : Hız sembolü
  • Tubeless : İç lastiksiz

Hız sembolü, bir lastiğin yük endeksi ile belirtilen azami yükte yapabileceği maksimum hızı ifade eden bir kodlamadır. Hız sembolleri tablosunda ise harflerin belirttiği maksimum hızlar verilmiştir.

Yük endeksi, bir lastiğin hız sembolü ile belirtilen en yüksek hızda taşınabileceği azami yükü belirten bir kodlamadır.Yük indeksleri tablosunda, farklı yük indekslerine karşılık gelen, lastik başına taşınabilecek azami yük miktarları kg. cinsinden verilmiştir.

Lastiğin Üretim Tarihi:

DOT XJ J3 XJJX 207 ifadesinde

DOT : Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada onay sembolü
XJ : Lastiği üreten firma ve üretildiği fabrika kodu
J3 : Lastik ölçüsünü belirten kod
XJJX : Lastik belirten kod
207 : Üretim tarihi,lastiğin 2007'in 20.haftasında üretildiğini göstermektedir.


Kış Lastikleri ile ilgili en çok merak edilenler:

Kış lastiği sadece karlı ve buzlu zeminlerde mi kullanılır?

Kış lastikleri tüm bir kış sezonu boyunca, Ekim'de aracınıza takılıp Nisan'da çıkarılabilecek ve bu süre içerisinde kötü hava koşullarından dolayı oluşabilecek risklere karşı sizi güvenle koruyacak lastiklerdir. Dolayısıyla kış lastikleri karlı ve buzlu zeminlerde yere tutunmayı sağlayıp zorlu kış koşullarına çok mükemmel cevap verebilmektedirler. Aynı zamanda, kuru ve ıslak zeminlerde ise performanslarında herhangi bir azalma olmaksızın güvenle kullanılırlar. Islak zeminlerde ise suyu en hızlı bicimde tahliye ederek ve lastigin yolla temasının devamlı olmasını saglayarak aquaplaning (suda kızaklama) riskini en aza indirir.

Diş derinliklerinde sınırlar nedir?

Diş derinligi 1.6mm'ye düşen lastiklerin değistirilmesi, kış mevsiminde ise diş derinliklerinin en az 3mm olmasına dikkat edilmesi gerekir.

Kış lastikleri kış sezonunun bitmesiyle Mart-Nisan aylarında araçlardan çıkarılmalı ve bir sonraki sezonda kullanım için karanlık ve rutubetsiz bir ortamda saklanmalıdır. Eğer evlerin balkonlarında saklanacaksa, siyah kalın bir naylon torba içerisine konulmalıdır.


Bu lastikleri yaz aylarında kullanmanın sakıncaları nelerdir?

Kış lastikleri yazın kullanıldığında kullanılan sırt karışımının özelliğinden dolayı diğer lastiklere oranla daha çabuk aşınır ve gürültü seviyesi artar.

Kış lastiklerinin standart lastiklere göre avantajları nelerdir?

En önemli avantajı düşük sıcaklıklarda özelliğini kaybetmeyen özel sırt karışımı ile kış koşullari için üretilmiş olmalarıdır. Ayrıca sırt desenin ve omuz bloklarının dişli yapısı karlı zeminlerde ilave çekiş sağlar. Bunun yanısıra özellikle silikalı sırt karışımı ve kılcal kanallı blok yapısı kullanılarak ıslak zeminde mükemmel yol tutuş sağlar.

Lastiğinizin ömrünü nasıl arttıracağınızı biliyor musunuz?

Hava Basıncı

Uygun olmayan hava basıncı ileride tamiri mümkün olmayacak hasarların yanısıra, lastiğin düzensiz ve erken aşınmasına sebep olur. Hava basıncı lastik soğukken ölçülmeli ve mutlaka araç üreticilerinin belirlediği hava basıncı değerlerine uyulmalıdır.

Rot Ayarı

Aracınızın mekanik ve süspansiyon sistemlerindeki aksaklıklar nedeni ile direksiyon ve araç yönü aynı olmayabilir. Ön düzen bozukluğu sadece lastiklerinizde ekonomik kayba neden olmakla kalmaz aynı zamanda aracınızın süspansiyon ve döner aksamına da zarar vererek zaman içerisinde yüksek mekanik tamir ve bakım masraflarına yol açar.

Balans Ayarı

Jant ve lastiğinizin uygun olarak eşlenmemesi hızlı sürüş esnasında zıplama, vuruntu, salgı, yalpa gibi konforsuzluklar hissetmenize neden olacaktır.

Rotasyon (Yer Değiştirme)

Lastiklerinizin, araçta takılı oldukları her değişik pozisyonda değişik aşınma hareketlerine maruz kaldıklarıdan, periyodik olarak yerlerinin değiştirilmesi ömürlerini artıracaktır.

Diş Derinliği

Sırt bölgesi lastiğinizin yola basan kısmıdır. Lastik eskidikçe çekiş azalır. Zamanla lastiğiniz üzerindeki desen aşınarak kullanılmaz seviyeye gelir. Diş derinliği 1.6mm'nin altına inmiş lastikleri kullanmak, can ve mal emniyeti bakımından tehlikeli oldugu gibi, bir çok ülkede kanunen de yasaktır.

Yük Miktarı ve Yükleme Biçimi

Araç üreticisinin belirlediği, araç taşıma kapasitesi (istiap hatti) üzerinde yüklemeler; lastiğin çabuk ısınmasına ; yanak,omuz ve topuk bölgelerinde arıza vermesine ve hızlı aşınmasına sebep olur.Dengesiz yüklemeler de lastik ömrü üzerinde olumsuz etki yapar.

Fren Ayarı

Fren sistemlerinizi araç üreticisinin tavsiye ettiği aralıklarla kontrol ettiriniz. Ayarsız frenler,lastiklerde düzensiz ve hızlı aşınmalarına neden olur. Ani ve sert frenlemelerde kuvvet dağılımı lastiğe göre farklı olacağından, blok tipi aşınma olması ihtimali artar.

Araç Kullanım Şartlarına Uygun Lastik Seçimi

Araç el kitabında belirtilen ebat ve kat muadilindeki lastikler kullanılmalıdır. Araç Hızı Araç kullanım hızı arttıkça lastiğin sıcaklığını yükselmesi sebebiyle sırt kauçuğu normale göre daha çok aşınma gösterir.

Lastik Eşlemeleri

Aracın tüm lastiklerinin aynı ebat ve yapıda olması gerekir. Aynı aks üzerinde farklı yapı, desen ve aşınmada lastik takılması halinde araç performansı olumsuz etkilendiği gibi lastik düzensiz ve hızlı aşınır.

Yol ve İklim Şartları

Düzgün olmayan yol yüzeylerinde ve sıcak yaz aylarında lastik normale göre daha çok aşınma gösterir.

Kısa Kısa!

  • Bozuk satıhlarda yüksek hız yapmayın,
  • Uzun yola çıkarken ve araç yüklüyken hava basıncını 2 PSI artırın,
  • Stepne lastiğinizin basıncını da düzenli olarak kontrol edin,
  • Kışın diş derinliğinin 3 mm'den az olması çekişi olumsuz etkiler,
  • Çivili kış lastiği kullanımı özellikle buzlu ve karlı zeminlerde üstün çekiş ve tutunma sağlamakla birlikte; kuru zeminde tam tersi etki yapar,
  • Aracınızı uzun süre kullanmayacaksanız, aracınızı takoza alın,
  • Lastiğinizi parlatmak için petrol ürünleri içeren deterjan veya cilalar kullanmayın. Su ve fırça kullanılarak yapılacak temizlik lastikteki kimyasalların koruyucu bir film tabakası oluşturmasına yardımcı olur,
  • Aynı aks üzerindeki lastiklerdeki farklı hava basınçları, aracın düşük hava basınçlı lastik tarafına doğru çekmesine neden olur,
  • Lastiğinizi kaldırım kenarlarına ve sivri yüzeylere çarpmaktan kaçının,
  • Diş derinliği 1.6 mm ye düşen lastikleri mutlaka değiştirin,
  • Karlı ve buzlu yollarda lastiğinizin hava basıncını 2-3 psi artırın. Bu şekilde karda ve buzda daha iyi bir çekiş elde edersiniz,Kullanmadığınız lastikleri şişirilmiş olarak depolamayın,
  • Subap kapaklarını kapalı tutun,
  • Kış şartlarında lastiklerinizin durumu ne kadar iyi olursa olsun; ani hızlanma ve ani frenden kaçının, daima aracınızı viteste sürün, mevcut lastik izlerini takip edin, önünüzdeki araçla her zamankinden daha uzun mesafe bırakıp, önce vites küçültüp, sonra kısa aralıklarla pompalayarak fren yapın,
  • Lastiklerinizin havasını her zaman lastik soğuk iken tamamlayın,
  • Kış lastikleri kullanımına karar verildiğinde tüm lastiklerin değiştirilmesi tavsiye edilir. En azından çeker akstaki lastikler değiştirilmelidir. Araç üreticisi firma farklı bir öneride bulunmadığı sürece, araçta kullanılan lastiklerin tümü aynı ebatta olmalıdır.


Kaygan zeminde (Karlı - buzlu) araç kullanmak ;

Motorun döndürme hareketinin yola aktarılmasının bazen zorlaştığı anlardan biride kötü yol ve hava şartlarıdır, bu durumlarda modern araçlar günümüzde sürücülerine büyük kolaylık sağlamakla beraber yinede belli sürücülük yetenekleri beklerler. Ayrıca elektronik sürüş yardımcılarının bulunmadığı (ki ülkemizde çoğunluğu oluştururlar...) araçlarda sürücünün bilgili olmasının önemi çok büyüktür.

Başlayalım;

Sürtünme kuvveti = sürtünme katsayısı X sürtünecek yüzeyin alanı

Kimi sürücülerimiz karlı yüzeylerde lastiklerin havasını indirmenin faydalı olacağı inancındadır bu gayet saçmadır + gerçek dışıdır.

Ayrıca formülden çıkan bir başka sonuç ; aracın üzerine 4,5 kişi oturup tepinmek kalışa fayda sağlamaz ...

Karlı havada yüzey alanının azaltılması yukarıdaki formüle konulunca sürtünme kuvvetini arttıracağı yani tutunmayı sağlıyacağı aşikardır..

Ralli araçlarını düşünün lastikleri nekadar ince + sürtünen yüzeyi azaltmak için üzerine konulan çivileri ..

Ayrıca mümkünse özel kauçuktan üretilmiş(daha kolay sısnan) ve bu koşullara daha uygun kış lastikleri kullanalım

İlk kalkış;

Aracınızı tanımak önemlidir, aracınızın torkunu(motorun döndürme momenti) + aracınızın önden çekermi yadada arkadan itişe mi sahip olduğunu (veya 4x4) iyi bilin. Aaracınızın torkunu bilin dedim çünkü ilk kalış anı karlı,buzlu zeminde hakimiyetin kaybedildiği başlıca andır. Eğer aracınız düşük devirde yüksek güç üretebilecek potansiyelde ise kalışta torku azaltmak için 2. hatta 3. vitesi kullanın. Aracı geri kaçırmamaya özen gösterin elfrenini kullanın yada debriyajı kavramada tutup freni bırakın. Geri kaçan araba ilk kalkışta patinaja daha meyillidir. Yokuşlar çıkılırken yada ilk kalkışta mümkünse temiz kar (daha önce bir araç tarafından ezilmemiş) üzerinde denenmelidir.

Kalkış gerçekleştikten sonra;

Kalkışların sorunsuz gerçekleşmesi bu gibi hava koşullarında yaşanacak sıkıntının benim tahminim %40 ının aşılması demektir. Ani gaz vermeler yokuş aşağı inerken ani gaz kesmeler virajlarda belli hızlarda belli bir açıdan fazla direksiyon kırmak stabiliteyi bozabilir (önden veya arkadan kayma tehlikesi doğar) gaz konumu sabit olmalı veya pedala dikkatli basılmalı tek amaç patinaj yapmamaktır sizde eğer başka bir yolun bunu sağlayabileceğini düşünüyorsanız onu uygulayabilirsiniz.

Yavaşlama - Viraj Alma - Durma;

Geri kalan sıkıntıların % 60 lık kısmının bunlar olduğunu düşünüyorum;
Trafiği iyi takip etmek , ileriye bakmak ani durumlarla karşılaşmayı en aza indirir. Yavaşlamak istendiğinde mümkün olduğu kadar sakin davranmak gerekir. Unutulmamalıdır ki milyarlarca lira değerindeki aracınız 4 adet avuç içi kadar yüzeyin üzerinde ilerliyor. Aracınızın fren sisteminden haberiniz olması yine menfaatiniz icabıdır. Aracınızda ABS var mı? ABS EBD (araç içindeki ağırlığa göre frengücü ayarlıyıcısı) var mı? Ve en önemlisi arkalar disk mi kampana mı? Çünkü birçok araç %70 gibi bir oranda önlere fren yapar dikkat ederseniz TV de yayınlanan görüntülerde kontrolsüz kayan araçlar hep ön tekerlekleri bloke olmuş halde kayarlar. Yavaşlama dikkatli şekilde yapıldıktan sonra durma işlemi basitleşir, limit çok düşük olduğu için yeterli yavaşlama yapılmadan yapılacak sert frenlerde bloke yani kayma kaçınılmazdır...


Bloke Lastikle Kontrol;

Tüm gayretinize rağmen kilitlenmeyi engelliyemiyor ve kayıyorsanız sakin olun araç kilitli lastikle direksiyonla verilen yönün aksi ne gider. Hızınız yüksek değilse bu bilgiyi aklınızda bulundurarak bir çok kaza tehlikesini atlatabilirsiniz.

 

Direksiyon Başında Cep Telefonu Kullanıyor musunuz?

Ergonomi

Cevabınız ''Evet'' ise bu davranışınızı bir kez daha gözden geçirmenizi sağlayacak bir video.


Bilgisayar Başında Ergonomi

Ergonomi

Bu konuda hazırlanmış güzel bir eğitim videosu.


Kolçak Montajı

Kolçak

Merak edenler için kolçak montaj ve demontajını anlatan, eğitici iki video.


CVT Şanzıman Nasıl Çalışır?

Kolçak

CVT şanzımanın nasıl çalıştığını ve kesintisiz, sarsıntısız sürüş keyfinin nasıl gerçekleştiğini anlatmak üzere hazırlanan video.

Honda Jazz Sürüş Teknikleri ve Tavsiyeler

  • Otomobilinize binmeden çevresinde dolanıp lastiklerine, kaportasına, altında herhengi bir sızıntı olup, olmadığına gözatın.
  • Motoru çalıştırdıktan sonra soğuk havalarda ısınmasını beklemeden hareket edin. Motoru zorlamadan yolda, hareket halindeyken ısıtın.
  • Soğuk havalarda aracınızın el frenini kesinlikle çekmeyin. Eğer çekili unutulmuş ve donmuşsa aracı arkadan ve önden iterek, sallayarak sıkışan frenin açılmasına çalışın. Üzerine sıcak su dökerek açmak da bir çözüm yoludur. Aracın kilidinin donması durumunda kapıyı açarken anahtarı ısıtın.
  • Eskimiş lastiklerle yola çıkmayın kışın en az diş kalınlığı 3 mm yazın 2mm olmalıdır. (Dünya standardı ortalama 1,6 mm,yeni lastikler 8 mm) Yol ve hava şartları ne olursa olsun lastik havalarını indirmeyin! En az ayda bir lastik havalarınızı, lastikleriniz soğukken (sabah parktan çıkar çıkmaz) kontrol edin. Eksilmişse tamamlayın.
  • Camlarınız açık olarak araç kullanmayın. Havalandırma ve klima sisteminizi kullanmak hem emniyetli hem de ekonomiktir.
  • Otomobilinizin yükleme sınırını aşmayın. Unutmayın ki bir binek otomobil sahibisiniz.
  • Kesinlikle içkili olarak otomobil kullanmayın. Içkili olarak sürüş esnasında refleksleriniz zayıflamış olacak ve direksiyon başındaki tepkileriniz çok daha yavaş gerçekleşecektir.
  • Emniyet kemerinizi mutlaka takınız. Hayatınızı kurtaracak bu kadar basit bir uygulamada “sıkılıyorum” mazereti kabul edilebilir mantıklı bir mazeret değildir. Emniyet kemerini hiç takmamanın yanında yapılan bir diğer hata da emniyet kemerini uzunyolda takmak, ancak şehir içinde ya da gidilecek semte yaklaşıldığında “nasıl olsa geldik” mantığıyla otomobil henüz durmadan emniyet kemerini çıkartmaktır. Kazanın emniyet kemerinin çıkarıldığı an ile otomobilin park edildiği ana kadar geçen bu süre zarfında gerçekleşmeyeceğini kimse garanti edemez. Otomobillerde 8 km/h gibi son derece düşük süratte yapılan ‘geri viteste direğe çarpma’ testinde, çarpmanın etkisiyle birçok otomobilin arka tamponlarının içeri göçtüğünü, hatta hatchback otomobillerde camlarının çatladığını veya kırıldığını biliyor musunuz? Çoğumuzun dikkate almaya değer görmediği süratlerde gerçekleşen kazaların bile ciddi yaralanma ve hatta ölümlere sebebiyet verebileceğini unutmayalım.



  • Farlarınızı gece gündüz açık tutunuz. Bu, halk arasında her ne kadar ‘görmemişlik’, ‘hava atma’ ya da ‘dikkat çekme amacıyla yapılan bir hareket’ olarak görülse de, olası bir tehlike durumunda farı yanan araçların trafikteki diğer sürücüler tarafından farı yanmayanlara göre çok daha çabuk farkedileceğini unutmayın.
  • Direksiyon başındaki oturma pozisyonunuzu iyi ayarlayın. Otomobil kullanmak son derece ciddi bir iştir ve otomobil yatak odanız değildir. Birçok otomobilde gördüğümüz neredeyse 45 derecelik açıyla geriye doğru yatırılmış koltuklar sürücünün sürüş konsantrasyonunu azaltacak, tehlike anında vereceği tepki süresini uzatacak, hem de kaza anında tehlike arzedecektir. Yatık olmayan ancak aşırı derecede geri alınmış koltuklar ise yine direksiyon başında verilen tepkileri geciktirmekten başka bir işe yaramamaktadır.
  • Sürüş esnasında direksiyon daima iki el ile ve saat 9:15 pozisyonunda tutulmalıdır. Koltuğun direksiyona olan mesafesi, kollar yaklaşık 45 derecelik bir açı yapacak şekilde ayarlanmalıdır.
  • Otomobil kullanacağınız ayakkabılar: ne aynı anda iki pedala birden basacak kadar aşırı geniş, ne hissi azaltacak kadar aşırı kalın tabanlı, ne de ayakların hareketini engelleyecek kadar uzun topuklu olmalıdır. Eğer bu durumlardan bir veya birkaçı mevcut ise daha sakin ve tehlike arzetmeyecek bir sürüşle yolculuk tamamlanmalıdır.
  • Kalabalık (Otomobilin içinde çok sayıda kişinin bulunduğu) yolculuklar en tehlikeli yolculuklardır. Gerek görüşün kısıtlanması, gerekse yolcuların konuşma ve hareketlerinden dolayı tek başınıza otomobil kullanırken olduğu kadar dikkatli olunamayacağından, bu tip yolculuklarda maksimum dikkati sarfetmeniz sizin ve yolcularınızın yararına olacaktır.. Özellikle sollama ve şerit değiştirmelerde.
  • Kalabalık yolculuklarda eğer arka koltuğa 3 kişi oturmak mecburiyetinde kalırsa ortaya en kısa boylu olanın oturması en mantıklı çözümdür. Dikiz aynasını kullanacağınız zamanlarda daha iyi bir görüş için yardımcı olacaktır.



  • Yağmurun yağmaya başladığı ilk anlarda ve mucurlu yollarda son derece dikkatli olun. Normalin çok az üzerinde sürat yapıyor dahi olsanız özellikle mucurlu yollarda yoldan nasıl çıktığınızı anlamazsınız bile.
  • Bisikletlilere her zaman dikkat edin ve yanlarından geçerken mümkün olduğunca yavaşlayın. Ülkemizde henüz bisikletlilere ayrılmış özel yollar yoktur ve her ne kadar yolun sağından gidiyor dahi olsalar kendileriyle aynı şerit üzerinde olduğunuzu unutmayın.
  • Yollara kesinlikle güvenmeyin. Ülkemiz yollarında çoğu viraj ya eğimsiz, ya da daha kötüsü ters eğimlidir. Hızınızı iyi ayarlayın.


  • Arabanız kirli bile olsa, iyi bir görüş için en azından far, cam ve aynalarınızı temizleyin.
  • Kazayı yaptıranın genelde aşırı hız olduğu söylense de, özellikle şehir içi trafikte hıza dayalı kazanın asıl sebebi genel olarak hızlı gitmekten çok trafiğin normal akışından hızlı gitmektir. Tüm otomobiller 90 km/s hızla giderken sorun nisbeten daha azdır, ancak bütün otomobiller 90km/s ile giderken siz 140 km/s ile gidiyorsanız tehlikenin özellikle sizin açınızdan çok daha büyük olduğunu söyleyebiliriz. Tabi kaza sırasında zarar verdiğiniz diğer otomobilleri saymazsak.. Yine aynı şekilde, hızla giden trafikte eğer siz trafiğin geneline göre son derece düşük bir süratte seyrediyorsanız trafiğin geneli için son derece büyük bir tehlike yaratıyorsunuz demektir.



  • Kesinlikle kimseyle yarışmayın. Yarış kaza getirir. Siz çok iyi ve son derece dikkatli bir sürücü olabilirsiniz ancak diğer sürücünün yapacağı bir hata, diğer otomobillerin de karışacağı bir kazayla sonuçlanabilir.Sabırlı ve anlayışlı olun.
  • Önünüzdeki otomobille olan takip mesafesini iyi ayarlayın. Kesinlikle yakın takip yapmayın.
  • Yolculuk boyunca vitesi hiç bir zaman boşa almayın.
  • Tüm aynaları mutlaka kullanın.
  • Aracınızda ABS sistemi olduğuna göre frene sonuna kadar basmaktan korkmayın. Bu sırada manevra yapabileceğinizi ve tehlikeden kaçabileceğinizi unutmayın. Freni pompalamak, öne engel çıktığında önce frene basıp bırakmak, sonra tekrar basmak gibi teknikler sadece ABS fren sistemi olmayan otomobiller için geçerli eski tekniklerdir. Fren hidrolik yağının seviyesindeki azalma bir arızanın habercisi olarak kabul edilmelidir. Fren pedalına basıldığında pedal önce bir yerde durup daha sonra bir gevşeme hissediliyorsa ciddi bir sorun var demektir. Fren pedalına basılınca bir yaylanma hissediliyorsa sistemde hava vardır . Hemen servise gidin!
  • Pedal kısmında ayaklarınızın hareketini engelleyecek nesneler bırakmayın.
  • Temizlik sırasında ön konsola torpido parlatıcı sprey uygulamayın ve yolculuk esnasında bu kısımda kutu mendil, kaset, CD gibi cama yansıması muhtemel hiçbir şey bulundurmayın.
  • Özellikle güneşin karşıdan alındığı yolculuklarda kullanmak üzere arabanızın torpido gözünde mutlaka bir güneş gözlüğü bulundurun.
  • Sinyalleri kullanın. Sinyal kullanmamak sadece minibüs, özellikle de taksi sürücülerine has alışkanlıklardır.
  • Kırmızı ışıkta yaya geçidi üzerinde değil, yaya geçidinden önce durun. Böylelikle hem yayalar kendilerine ayrılmış olan şeritten rahatça karşıya geçecekler, hem de ilk araba olduğunuzu var sayarsak siz yeşil ışığı görebilmek için sunroof’tan bakmak zorunda kalmayacaksınızdır.
  • Böyle bir durumda arkanızdaki araç bir minibüs veya taksi ise muhtemelen önde kendisine göre bir araçlık yer bıraktığınız için size korna çalacaktır. Muhatap olmayın!
  • Tümsek veya çukurlardan geçerken arkadaki trafiği de kontrol etmek sureti ile mümkün olduğunca yavaşlayın, ancak tam üzerinden geçerken ayağınızı fren pedalından çekin. Tümsek veya çukurlardan geçerken lastiğin darbeyi döner vaziyette alması gereklidir. O ana kadar yavaşladınız yavaşladınız, yavaşlayamadıysanız yavaşlayabildiğiniz kadarıyla geçin gitsin. Fren basılı durumdayken verdiğinden daha az zarar verecektir. Asfalta gömülen tırtıkların amacının ise her ne kadar hızı azaltmak olduğu söylense de bunların ön takımları bozmaktan başka bir işlevi olduğunu sanmıyorum. Bu sebepten ötürü üzerlerinden mümkün olduğunca hızlı geçin. Bence tümüyle kaldırılmalılar. Ayrıca hız tümseklerini de artık inşaat işçilerinden ziyade Avrupa’daki örneklerine uygun şekilde geniş ve üzerinde gece de görülmelerini sağlayacak boyalar olacak şekilde daha bilgili ekipler hazırlamalı.
  • Sürüş sırasında arabanızın kaputu ya da öndeki arabanın plakasına odaklanmak yerine ileriye, daha geniş bir alana bakıp tüm trafiği kontrol edin.
  • ABS sistemini bozacağı ve maddi zarar doğuracağı için değil, ancak sizin konsantrasyonunuzu dağıtacağı için sürüş sırasında mümkün olduğunca cep telefonuyla konuşmayın. Hands-free seti olsa dahi.. En azından siz arama yapmayın!
  • Sürüş esnasında sık fren kullanmak ya gereğinden daha hızlı ve/veya agresif gittiğinizin işaretidir. Eğer yavaş gittiğiniz halde çok sık fren kullanıyorsanız bu da acemi olduğunuzun göstergesidir. Her iki durumda da sizi takip eden araçları tedirgin edeceksinizdir.



  • Yeterli sürüş tecrübeniz yoksa; Normalde şehir içinde otomobil kullanıyor ve şehirlerarası yolculuklara daha seyrek gidiyor iseniz şehirlerarası yolculuğun ilk kilometrelerinde kendinize biraz zaman veriniz. Şehir içi ve şehirlerarası yolculuklar birbirinden tamamıyla farklı tecrübeler gerektirir ve uzun yola ilk defa çıktığınızda araç sollarken gereken mesafe tayinini iyi
  • yapamayabilirsiniz. İlk sollamalarda dikkatli ve sabırlı olun.
  • Uzun yolculuklarda zamanla ve başka araçlarla yarışmayın. Bu tip eylemlerin ne kadar mantıklı olduğuna değinmek dahi istemiyorum. Yolculuğun tadını çıkarın.
  • Uzun yolculuklarda ilk 3-4 saat sonunda mola verip sonrasında mümkünse her 2 saatte bir dinlenin. Gerekirse uygun bir yere park edip bir süre uyuyun.
  • Gece yolculuklarında hız yapmaktan kaçının. Ülkemizde bırakın devlet yollarını, paralı yollarda bile yolun çoğu bölümünde aydınlatma olmadığı düşünülürse, makul bir hızda gitmek hayatınız açısından daha az riskli olacaktır.
  • İster gece, ister gündüz olsun uzun yolda sollama yaparken ne şeritlere ne de tabelalara güvenmeyin.Yolu iyi takip edin. Karşıdan gelen yolu/aracı görmeden sollama yapmayın.
  • Arka koltukta otursalar dahi, sizinle birlikte yolculuk edenleri emniyet kemerlerini takmaları konusunda uyarın. Kaza esnasında arka koltukta yolculuk ediyor olmasına rağmen otomobilin ön camından fırlayanların sayısı ciddiye alınacak kadar fazladır.
  • Otomobilden inerken arkadan gelen trafiği mutlaka kontrol edin.
  • Otomobiliniz bir hatchback veya sedansa arka cama bond çanta benzeri ağırlığı olan eşyalar bulundurmayın. Kaza esnasında arka camdan öne doğru fırlayacak bir çantanın etkisi yüzlerce kiloya, basit bir kutu mendilin etkisi de onlarca kiloya eşit olacaktır. Eğer otomobiliniz bir station ise yine aynı mantıkla bagaj kısmına koyduğunuz eşyaların fırlamaması için bir bagaj filesi kullanın.
  • Sizinle birlikte seyahat eden yolcularınızı kendilerine en uygun yerde değil, trafik açısından en uygun yerde indirin.
  • Eğer otomobil arkadan kayma eğilimi gösterirse frene basmak yerine ayağınızı gazdan çekin ve direksiyonu kayan yöne doğru hafifçe çevirin.
  • Otomobil kullanmak son derece dikkat isteyen ve konsantrasyona dayalı bir iştir. Ciddiye alın!


Jazz'ınızı Koruyun

Paslanmanın en önemli nedeni nem (rutubet) ve bu süreci hızlandıran bir diğer unsur da tuzdur.

İstanbul, İzmir, Antalya, Trabzon...vb gibi nemi ve havadaki tuz oranı yüksek illerde yaşayanlar, Ankara, Afyon...vb nemi ve tuz oranı düşük illerde yaşayanlara göre otomobilleri pas riskine doğal olarak daha yüksek oranda maruz kalırlar.

Fabrika çıkışlarında otomobillerimiz pas oluşumuna önlem alınmış yani yalıtılmışlardır. Ancak kullanım sürecinde yol üzerinden sıçrayan taşların oluşturduğu darbelerle, küçük çizik ve yuruklarla bu yalıtım bozulabilir. Gözle görülemeyecek büyüklükte dahi olsa, zamanla havadaki doğal aşındırıcılar ve kış aylarında buzlanmaya karşı kullanılan tuz veya üre de bu bozulan yalıtımı daha da büyütebilir. Paslı bir yer görüyorsanız durum ciddi demektir çünkü pas, buzdağına benzer yani görünmeyen pas, görünenden daha büyüktür ve boyanın altında bir kanser gibi yayılmıştır. Önlem alınmadığı durumlarda pastan kurtulmak mümkün olamayacağı için paslanmış metal yenisiyle değiştirilir ya da ek yapılır.

Paslanmaya karşı yapabileceklerimiz;

- Otomobilimizin su tahliye kanallarının açık olmasına dikkat etmeliyiz, (Özellikle kapı altında bulunanlar.)

- Aracınızın alt kısmını periyodik olarak yıkatmalıyız,

- Aracınızı yıkadıktan sonra kapı altları, çamurluk içleri, çamurluk kenarları, bagaj olukları, motor bölümü, marşpiye profillerinin içleri, taşıyıcı sistem profil içleri ile kapı direkleri gibi hassas bölümlerinin iyice temizlendiğinden ve kuruduğundan emin olmalıyız,

- Aracınızın kaportasında paslanmaya yol açabilecek küçük vurukları, çizikleri zaman kaybetmeden dış etkenlere karşı korumak için mutlaka rötuşlayarak gidermeliyiz.

Boya matlaşmaları da pas kadar can sıkan ve otomobilimizin değerini kaybetmesine neden olan bir diğer nedendir.

Fabrika çıkışlarında gıcır gıcır olan boyalar kısa sürede o ilk günkü parlaklıklarını kaybedebilir, kalıcı olarak zarar görebilirler.

Matlaşmaya karşı yapabileceklerimiz;

- İlk günden boyasını korumaya başlamalıyız, (Cila)

- Periyodik olarak cila işlemi uygulamalıyız, (Yılda en az 2 defa)

- Daima temiz bir süngerle yıkamalıyız,

- Yıkama sırasında otomobil yıkamak için özel olarak üretilmiş şampuanlar kullanmalıyız,

- Bu şampuanların otomobil üzerinde kurumasına fırsat tanımadan durulama işlemine geçmeli ve iyice durulamalıyız,

- Her zaman yıkamaya tepesinden başlayıp, lastiklerle bitirmeliyiz, (Üstten alta doğru.)

- Kurulamadan önce ıslak cila püskürtüp, boya üzerinde var olan cilanın ömrünü uzatmalıyız,

- Kurularken boyaya zarar vermeyecek, temiz ve yumuşak bir bez kullanmalıyız,

- Güneş altında ve kaporta sıcakken asla yıkamamalıyız,

- Kesinlikle sıvı deterjan, sıvı sabun kullanmamalıyız,

- Fırçasız, süngersiz yıkama olarak tanımlanan ve kimyasal püskürtülerek yapılan yıkama işlemini asla yaptırmamalıyız,

- Kışın üzerinde biriken karları fırça ile indirirken fırçanın boyaya sürünmemesine özen göstermeliyiz,

- Yazın ağaçlarda oluşan böceklerin neden olduğu reçine yağmuruna maruz kalırsak kesinlikle kurumasına meydan vermemeliyiz.

- Kaporta ıslakken üzerindeki suyu asla eski cam sileceği lastiği gibi şeylerle almamalıyız,

- Aracımızı sürekli temiz tutmalı ve branda kullanmayı alışkanlık haline getirmeliyiz.